17
Ekim
2017
Yorum Yok
Genel
Okunma

ULUSLARARASI KOMPLO VE İHANET GÜNÜ

Fırat Amedi

Bilindiği gibi Bölge Hükümeti, 25 Eylül Bağımsızlık referandumunu Parlemento kararı olarak almamıştı. , ’nin (sözde) desteğini alınca referandum kararı almış, Kürtlerin çoğunda destek bulmuştu. Halkın bu desteğinin sebebi yüz yıldır komşuları ve işgalcileri olan Arap, Türk ve Farslardan gördükleri zulüm ve Devlet arzusu idi.
Ancak referanduma giderken bir devlet için olmazsa olmaz mekanizmalar hazır değildi. Devlet kurulurken herşeyin hazır olması beklenemez ancak bu, hayati bir mekanizma ise devlet olma girişimi intihar olabilir. Kürdistan Bölgesinin içinde bulunduğu durum, referandumun erken olduğunu aklı başında herkese gösteriyordu. Işid’le savaş, ekonomik kriz, hortumculuk, Adalet sistemindeki particilik ve aşiretçilik önemli sorunlardı. Ancak temel hayati konu, bir devlet için gerekli olan güvenlik gücünün ulusal değil partisel olmasıydı. ve YNK’den başka partinin ordu kurup kendi çatısı altında savaşmasına izin verilmemesi halkta ayrışmaya sebep oluyordu. Goran, Yekgirto, Komal gibi partilerin fertleri savaşmak isterse ya paralı asker olabilir yada ve YNK’nin çatısı altında savaşabilir. Partisel çıkarlar göz önünde bulundurulursa elinde silah bulunan partici güvenlik gücünün varlığı tefrika için yeterli sebeptir. Nitekim 16 Ekimde Kürdistan ordusunun bu partisel durumunun halkı korumak yerine, düşmanın gücüne güç kattığı görüldü.
25 Eylül’de referandumunun yapılacağı kesinleşince ‘zamanı değil’ diyen Komala İslami ve ‘hayır’cı Goran eleştirilerini devam ettirmekle beraber Evet demek zorunda kalmıştı. Ve sonuç olarak referandumdan %92.7 Evet çıktı. Yapısı Pkk’ye benzeyen ve kullanılmaya gönüllü Goran’ın söylemleri dikkate alınmayabilir ancak Komala İslami’nin “ulusal ordu kurulmadan bu işe girmek yanlıştır” eleştirisi önemliydi. Nitekim bizim de eleştirdiğimiz ve Barzani Hükümeti tarafından düzeltilmeyen bu sorunlar dün itibariyle Kürdistan toprağının yarısının kaybedilmesiyle sonuçlandı.
16 Ekim 2017 günü, Kürt ve Kürdistan tarihinde Uluslararası Komplo ve İhanet Günü olarak yerini aldı. PDK hain olarak YNK’yi gösterse de PDK denetiminde olan yerlerdeki çekilme de göz önüne alınırsa ihanet olarak adlandırılan bu elim güne Barzani ve PDK de ortaktır. Belki şu ayrım yapılabilir; YNK gönüllü ihanet etti, ardından PDK hatalarının sonucu olarak mecburi ihanet etti. Barzani cephesi, Talabani ve partisinin hain olduğunu yıllarca tecrübe etmişti ancak defalarca ihanete uğramasına rağmen ’nin de oyununa gelerek bu defa YNK’ye itimat etti.
Burada asıl önemli konu ihanet edenler değil bu komployu kuranlardır. Zira komplonun başını Barzani’nin güvendiği ABD ve Batı çekiyor. ABD ve Batı bu komployu , ve ile beraber gerçekleştirdi. 16 Ekim’e gelinen süreçte Referanduma karşı çıkan ABD’ye ümit besleyen Barzani cephesi, israil’in açıktan desteğini de alkışlıyordu. ABD bir yandan kukla yönetimi, müttefiki Türkiye ve yayılmacı İran aracılığıyla Kürdistan’ı boğarken, diğer yandan israil’in bu açık desteğiyle Kürtlerin komşuları olan Müslüman halklarda Kürtlere karşı nefret oluşturdu.
Tarih tekerrür etmekten bıkmadığı gibi insanlar da tarihi tekerrür ettirmekten bıkmıyor. ABD 1975’te Mustafa Barzani’yi sattığı gibi 2017’de Mesut Barzani’yi sattı, sırtından bıçakladı. Öyleki ABD bunu saklama ihtiyacı bile hissetmedi, ABD komutanları bazı yerlerde Kürdistan’dan Irak’a devirde bizzat yer aldı. Sebebi ne olursa olsun emperyalistlere sırtını dayamanın sonucu budur. ABD 1 günde Kürdistan denetimindeki toprakların yarısını elinden aldı. Devlet olmayı bırakın, Kürdistan artık bu özerk haliyle de kalmayacak gibi görünüyor. Partiler arası düşmanlık iç savaşa kadar gider mi bilinmez ancak henüz bir gün geçmeden Süleymaniye ve Halepçe’de YNK denetiminde ayrı bir otonomi bölgesi konuşulur oldu. Müttefikleri farklı, birbirine düşman, zayıf, iki ayrı otonomi… Her durumda malesef Kürtleri çok zor günler bekliyor.
Emperyalistlere güvenmek büyük hatadır, Kürtlere zarardır ve elbetteki ahirette vebaldir ancak Kürtleri bu duruma getiren Araplar, Türkler ve Farsların hesabı çok daha çetin olacaktır. Yüz yıldır yaptıkları zulüm yetmediği gibi emperyalistlerin asıl ortaklarının Kürtler değil Kürtleri parçalara bölen bu ülkeler olduğu aşikar oldu. ABD, Barzani’yi destekliyor dediler ancak 16 Ekim komplosunu ABD ile birlikte hayata geçirdiler. Türkiye, Irak ve İran’ın, mevzu Kürtler olunca ne mezhep ne devlet düşmanlıkları kaldı. Kürtlerin canına, toprağına, malına saldırdılar.
Sonuç olarak uluslararası komployla Kürdistan karanlığa mahkum edildi. Şimdi Kürtlerin önünde alacak birçok ders ve çözülmesi gereken birçok sorun var. Ancak bu komployu uygulayan müslüman ülkeler boşuna sevinmesinler, onları bu zulme sevkeden emperyalistler onların da başını yiyecek. Özellikle Türkiye bu yeni denklemin en çok kaybedeni olacak. Artık kendisine dost Kürtler de yok, güçlü bir Barzani de yok. Kendisine düşman ABD-İran kuklası YNK ve PKK var…
Ümmet kardeşlik hukukuyla biraraya gelmediği ve birbirini emperyalizme kurban ettiği sürece çöküş sıraları değişecek ancak akıbetleri değişmeyecektir. Sonuçta herkes ölecek ve Allah’a hesap verecek. Kürtler mazlumiyetin hesabını verecek, Kürtlere zulmeden müslüman kavimler ise bu zulmün hesabını verecek. Ve ahirette mazlum olmanın zalim olmaktan iyi olduğunu göreceğiz.
Fırat Amedi

Bir önceki yazımız olan Sıratı Müstakim başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

[ Benzer Yazılar ]
  • Modernite’nin Getirdiği Sorunlar Üzerine Bir Analiz

    Modernite’nin Getirdiği Sorunlar Üzerine Bir Analiz


    İnsan doğası gereği beğenilmek takdir edilmek ister. Giyimde iyi bir görünüşe sahip olmak, çevredekiler üzerinde olumlu bir etki bıra[...]
  • Selam Demek Allah Demektir

    Selam Demek Allah Demektir


    Selam demek Allah demektir. Selam demek aşkı kelimetullah demektir. Selam demek yardımlaşma demektir. Selam demek kardeşlik demektir. Selam [...]
  • Huzurlu aile

    Huzurlu Aile Olmanın Önemi


    Eve varmıştı. Üzerinde tatlı bir yorgunluğun belirtileri ile birlikte farklı hisler de taşıyordu. Gerçekten de güzel bir günü geride[...]
  • Bir dirhem, yüz bin dirhemi geçmiştir

    Bir dirhem, yüz bin dirhemi geçmiştir


    Karşımıza çıkan her türlü hayrın Rabbimizin bir lütfu olduğunu bilmeliyiz. Bu hayrın cennete girmek için bulunmaz bir fırsat olduğu[...]
[ Ne Demişler ? ]