11
Aralık
2014
Yorum Yok
İslamKıssadan Hisse
102 views Okunma

Sultan Vezirlerini Sınava Tabi Tutarsa(Kıssadan Hisse)

Sultanın İmtihanı

Bilge sultanın vezirlerinden birisini baş vezirliğe tayin etmesi gerekiyordu.

Bu göreve layık veziri bulabilmek için bütün vezirlerini etrafına topladı ve onları bir sınava tabi tuttu.

Onları o güne kadar gördükleri en büyük ve ağır kapının önüne getirip şöyle dedi:

Sizler çok akıllı ve güçlü insanlarsınız ümit ediyorum ki içinizden birisi ülkemin şu en büyük kapısını açabilir.
Şimdi sizi kapıyla baş başa bırakıyorum. Göreyim bakayım, hanginiz açabilecek bu kapıyı.

Saray mensuplarından bazıları daha kapıyı görür görmez dudaklarını büküp bu kapıyı açmanın mümkün olmadığına karar vermişti.

Diğerlerine göre daha akıllı sayılabilecek bazıları kapıyı daha yakından incelediler, ama kapının azameti karşısında onlar da pes etmekte gecikmedi.

Kendi aralarında yaptıkları konuşmalarda bu kapının imkanı yok açılmayacağında fikir birliği ettiler.

Sarayın en seçkin adamları kapının karşısında ümitsizce beklerken, o zamana kadar saygısından öne geçemeyen en genç vezir diğerlerinin arasından sıyrılarak kapının yanına gitti.

Onu şöyle bir gözden geçirdi. Sonra da onu elleriyle yokladı. En sonunda, bütün kuvvetiyle kapıya yüklendiğinde ağır kapı ardına kadar açıldı.

Meğerse kapı zaten tam kapalı değildi ve onu açabilmek için gereken sadece deneme cesareti gösterebilmekti.

Sultan bu cesareti gösterebilen genç vezire şunları söyledi:

Sadece görüntüye bakarak daha baştan ümitsizliğe kapılmadın, sonunda başarısız kalacak olsan bile deneme cesareti gösterdin. Bu yüzden, baş vezirlik makamına seni tayin ettim.

Cenneti kazanmak ve kaybetmek davası bizim başımıza açılmış.Kazanmak için Cesaret gösterelim biz Alemlerin Sultanı olan Rabbimiz’de bizleri Cennetine alacaktır.

Bir önceki yazımız olan Cihad Kavramının İçini Neden Bu Kadar Boşaltık? başlıklı makalemizde cihad, cihad ahlakı ve cihad nasıldır hakkında bilgiler verilmektedir.

[ Benzer Yazılar ]
  • Başbağlar Başın Bağlar


    İmam Adil, akşam namazı için abdestini alıp köyün camisine doğru ilerliyordu. Akşam namazına gelen köylülerden bir kısmı abdestini [...]
  • Bizim Bir Esmamız Vardı


    Bu gün genç bir kız bir yaprak gibi bir ömür gibi düşer toprağa İnsanlığın orta yerinde faili malum namluların hedefinde Öylesine y[...]
  • Allah’a Adanmış Canlar; Şehidler


    Şehid Seyyid Hüseyin, 1947 yılında Midyat’ın Gürışık (Gundık Xacê) köyünde dünyaya gelir. 1978’de Mardin Bayındırlık[...]
  • Abdal ve Aptal


    1. Dervişliğin şanındandır, abdal olan aptal olanı bağışlar. 2. Abdal, (hali) ‘değişen’ demektir, aptal ‘değişmeye[...]
[ Ne Demişler ? ]