17
Aralık
2015
Yorum Yok
GenelİslamKısa Kısa
713 views Okunma

Rus Çarı ve Şeyh Şâmil Arasında Geçen Diyalog

Şeyh Şamil

Rus Çarı, Şeyh Şâmil Hazretlerini Petersburg’daki sarayında ağırlıyor. Çar O’nu sofrasında ağırlarken, kendisine:

Bizim kiliselerimiz işte bu kadar muhteşem, sizin camilerinizse dökülüyor.” kabilinden sözler eder.

Şeyh Şamil cevaben şöyle konuşur: 

“Haklısın, tabiî bir şeydir bu. Normaldir, çünkü siz bâtıl üzeresiniz. Siz kilisede papazlarınızın yazdıklarını İncil diye okurken biz camide ALLAH(cc)’ın kelâmını okuyoruz. ALLAH(cc): “Eğer biz bu Kur’an’ı bir dağa indirseydik, muhakkak ki onu ALLAH(cc) korkusundan baş eğerek, parça parça olmuş görürdün. Bu misâlleri insanlara düşünsünler diye veriyoruz.” buyuruyor.

Şeyh Şâmil âyetteki “min haşyetillah” cümlesini okuyunca tavandaki sıva sofranın ortasına düşüveriyor. 

Çar “Aman,” diyor, “Aman Şeyh Hazretleri! Ben sustum!”

Haşyetullah böyle bir şeydir. Ancak bu âyeti okuyup sıva düşürecek Şeyh Şâmil ağzına sahip olmak lâzımdır. Hem kanım hem terini ALLAH(cc) için dökecek, yumuşak yatağını terk edip beygir sırtında sabahlayacak adam gibi adam olmak gerekir.

Bir önceki yazımız olan Siz Hiç Böyle Evlenme Olayı Duydunuz Mu? başlıklı makalemizde asrı saadet olaları, değişik evlenme biçimi ve en değişik evlenme biçimi hakkında bilgiler verilmektedir.

[ Benzer Yazılar ]
  • Bir serüven

    Bir Serüven


    Bir serüven bu hayat Dünya gençlere güzel Her şeyde var ayrı tat Nimet sağlıkta güzel Kibirden uzak zengin Denizden daha engin Bulunmaz [...]
  • Bana Zamandan Haber Ver


    Bana zamandan haber ver! Nedir zaman? Hükmedemediğimiz miras mı? Yoksa saçıp savurduğumuz sermaye mi? Ne demiş Necip Fazıl: “Nedir zama[...]
  • Nuh Tufanı Ne Zaman Oldu?


    Hazret-i Nûh -aleyhisselâm-, gemiye binmeden önce kendisine öğretilen şu duâ vesîlesiyle selâmet içindeydi: فَقُلِ الْحَمْ[...]
  • Kendimizi Hiç Hesaba Çekiyor muyuz?


    “Sevdiğiniz şeylerden infâk etmedikçe, aslâ birr’e (yani hayrın kemâline) erişemezsiniz. Her ne infâk ederseniz; şüphesiz Allah, o[...]
[ Ne Demişler ? ]