10
Temmuz
2014
Yorum Yok
AileFıkıhİslam
71 views Okunma

Nişan bozulduğunda yapılması gerekenler ?

Nişan bozulduğunda yapılması gerekenler

Fıkıh kitaplarında nişanın bozulması sebebiyle tarafların uğradıkları maddî ve manevî zararların tazminin talebi mevzu edilmemiştir. Fukahanın tazminat üzerinde durmamasının sebepleri şunlar olabilir:
1. Nişanlanma bir evlenme vaadidir. Vaadden dönmek ahlaken kötü bir davranıştır. Fakat bu bir borç münasebeti getirmeyeceği gibi, cezaî müeyyide de gerektirmez.
2. Nişanlanma evliliğin sağlam temeller üzerine oturması için bir ihtiyat tedbiri mahiyetindedir. Makul bir sebeple nişanın bozulması, ilerde boşanmaya oranla daha hafif bir hadisedir. Tazminat talebi hakkı bunu önleyebilir ve tarafları bu vasıtayla evlenmeye zorlamış olur.
3. Eski cemiyetlerin örf ve adetlerinde nişanlıların bir müddet beraber yaşamaları söz konusu olmadığı ve kadınlar çoğunlukla ev işleriyle meşgul olduklarından nişanın bozulması önemli zararlara yol açmıyordu.
Zamanla içtimaî ve ekonomik durum değişmiş, nişanın bozulması daha çok kadın aleyhine bazı zararların doğmasına sebep olmuştur. Mesela, kadın evleneceği için işinden ayrılmış, bazı masraflara girmiş veya bazı müsait taliplilerini kaybetmiştir. İslam, hakkın kötüye kullanılmasına ve başkasının zarara uğramasına prensip bakımından karşı olduğuna göre mezkûr tazminat talebinin İslam hukukunda bir hak olarak tanınması mümkün değil midir?

Bu konuda, çağdaş İslam hukuku âlimlerinin üç farklı görüşü vardır:

1. Eski Mısır Müftüsü Muhammed Bahıt’a göre tazminat talep edilemez; çünkü rücû(dönmek) bir haktır. Hakkın kullanılması üzerine tazminat yüklenemez.
2. Prof. Muhammed Ebu Zehra’ya göre, nişanlanma hadisesi - bozma dışında-taraflardan birinin istek ve teşebbüsüyle karşı tarafta bir zarar meydana getirmişse bu tazmin ettirilir; aksi halde tazminat talep hakkı yoktur.
3. Prof. es-Sıbâî ve Mahmud Şeltût’a göre talep hakkı tanınmalıdır. Çünkü İslam hukukunun kabul ettiği hakkın suiistimali ile zarara sebebiyet prensipleri zaruri olarak bu neticeyi doğurmaktadır. Ancak tazmin talebinin şartları vardır:
a) Nişanı bozmaya, karşı tarafın sebep olmadığının bilinmesi.
b) Maddî veya manevî bir zarara sebep olması.
c)Nişanın ciddi bir evlilik vaadini kapsaması. İşte bu şartlar gerçekleşince hâkimin tazminata hükmetmesi gerekir.

Bir önceki yazımız olan Yusufi Medreseye Bir Mektup başlıklı makalemizde kızından zındandaki babasına duygu dolu mektup, medreseyi yusufiye ve yusuf-i medrese hakkında bilgiler verilmektedir.

[ Benzer Yazılar ]
  • Ailesi Hristiyan Olan Zahid Efendi


    Sami Efendi aşısı almış bir mühtedi; Zahid Barsamoğlu… Cildi zikirden yumuşamış. 93 yaşında ama yüzünde bir tane kırışıklık [...]
  • Kadınlarla Erkekler Eşit midir?


    Kadını tanımlamada her zaman aciz kaldı beşeri dinler ve ideolojiler. Uzunca yıllar insan yerine bile koymadılar. Geçen yüzyıla kadar [...]
  • Okuma Adabı(Ali Şeriati)


    Ali Şeriati Aşina Yüzlerle isimli kitabında yayınlanan mektubun birinde oğlu İhsan’a şunu öneriyor; “Oğlum ! Eğer hiçbir[...]
  • Sevgi, Bir Müslüman İçin Ne İfade Etmeli?


    Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-; “Canım kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki sizler îman etmedikçe cennete girem[...]
[ Ne Demişler ? ]