20
Mart
2015
Yorum Yok
GençlikİslamKöşe YazılarıKurdîNecat Özdemir
Okunma

Bahar Müjdesi: Newroz

bahar müjdesi

Xanî’ye göre Kürdler ’u İslam şeriatı ve Hazret-i Peygamberin sünneti çerçevesinde kutlamış, haramlardan sakınmışlardır. Kürd toplumunun bağrından çıkmış, cihanşümul bir İslam âlimi olan Bediüzzaman da gününe önem vermiştir.

Büyük şair ve fikir adamı Abdurrahim Rahmi (1890 – 1958), Rusya’da esir bulunduğu yıllarda baharın gelişini şu dizelerle karşılar:

 

“Buhar hat, şîn bûn giya

Cil ber kirin, xemilîn çiya

Geştan bikin ser kaniya”

Bu dizeleri mırıldandığında, birinci dünya savaşı ve Rus işgaliyle memleket büyük bir felaketi geride bırakmış, yaralar tazeliğini korumaktaydı. Aynı dönemde; yani 1919 yılında Rahmi, Newroz’un gelişini şu dizelerle anlatır:

 

‘Me Kurdan ‘îdekê qal e

Dilo şa be ku sersal e’

Yaşanan musibet ve felaketler Abdurrahim Rahmi’yi ümitsizlik ve karamsarlığa düşürmemiş, onu baharı ve Newroz’u sevinçle karşılamaktan ve kutlamaktan alıkoymamıştır.

 

“New” (nû) ve “roz” sözcüklerinden oluşan Newroz, yeni gün anlamına gelmektedir. Baharın başlangıcı olarak kabul edilen 21 Mart’ta kutlanan Newroz, İranî toplulukların kadim geleneklerinden olup, bahar bayramı ve yılbaşı olarak anlamlandırılmıştır.

 

Newroz kutlamalarına ilişkin farklı rivayetler bulunmaktadır. Kimileri bunu bir efsaneye dayandırarak “Demirci Kawa” öncülüğünde Zalim sultan Dehak’a başkaldıran mazlum Kürdler’in özgürlük günü olarak nitelemiş; kimileri de kâinatın ve Hz. Âdem’in yaradılış günü olduğunu söylemişlerdir.

 

İran kültüründe apayrı bir yeri olan Newroz’a ilişkin şu anlatımlara rastlanmaktadır: “İran sultanlarından Cemşid, dünyayı dolaştıktan, Azerbaycan’ı beğenip oraya bir taht kurduktan sonra üzerine süslü bir elbise, başına da çeşitli mücevherlerle işlenmiş bir taç koyup tahta oturdu. Günün ışıkları tacına yansıyınca etrafı aydınlattı. Halk bu günü özel bir gün sayarak sevindi.

 

 O günü, apayrı bir gün bilerek “Newroz” dediler. Büyük bir şenlik yapıp, ondan sonra her sene bu merasimi tekrarladılar. Buna “Newroz-i amme” dediler. “Newroz-i hassa” ise, “Newroz-i amme”den altı gün sonradır. O gün Cemşid tahta oturup devlet erkânına şöyle dedi: “Cenab-ı Hak, hepimizi yoktan var etti. Akıl ve fikirle donatarak diğer hayvanlardan üstün kıldı. Bu sebeple hepimize lazım ve layık olan temiz su ile yıkanıp, Allah’ın dergâhına secdeye kapanalım ve şükredelim. Sonra bugünü ve bu usulü devam ettirelim.”

Cemşid’in bu isteği kabul edildi. Her sene iki Newroz arasında kalan bu altı gün kutlanmaya başlandı. O gün, kral, herkesin arzusunu yerine getirir, insanlar da bayram ederdi.”

 

Newroz, Aryani toplulukların dışında sonraki dönemlerde Selçuklular ve Osmanlılar’da da kutlanmış, tatlılar yapılıp dağıtılmış, Osmanlı şairleri, diğer bayramlarda yaptıkları gibi, Newroz günlerinde de kasideler yazmış, Newroziye adı verilen bu kasideleri devlet adamlarına sunup hediyeler almışlardır.

 

İranlı meşhur sosyolog Ali Şeriati Newroz’u anlatırken şunları söyler: “Newroz’un uzun yüzyıllar boyunca dünyadaki bütün bayramlara karşı iftihar etmesinin nedeni, yapay bir toplumsal sözleşme veya dayatılmış siyasi bir bayram olmayışıdır. Newroz dünyanın bayramıdır; yerin, göğün ve güneşin sevinç günüdür; çiçek açmaların coşkusu yeni doğuşların heyecanıdır, her başlangıcın heyecanıyla dolup taşmaktadır.

Newroz, büyük bir hatıranın yenilenişidir: İnsanın tabiatla akrabalığının, hatırasının. Her yıl kendi yapay, sahte ve karmaşık işleriyle oyalanarak annesini unutan bu unutkan çocuk, Newroz’un heyecanlı hatırlatmalarıyla onun kucağına yeniden dönüp bu geri dönüşü ve yeniden görüşmeyi onunla birlikte kutlar.” (Ali Şeriati, Kevir)

Kürd toplumunda Newroz’a değinen en eski yazılı kaynak ise Şeyh Ahmed-i Xanî (1650 – 1707) hazretleri’nin “Mem û Zîn” adlı eseridir. Bu eserinde Xanî, Newroz’u şu şekilde betimler:

“Ye’nî ku dihate bircê sersal

Qet kes nedima di mesken û mal

Bi’l cumle diçûne der ji malan

Hetta digihişte pîr û kalan

Roja ku dibûye ‘îdê newroz

Te’zîm ji bo dema dilevroz”

Görüldüğü gibi Newroz, Kürdler’de yılbaşı olarak kutlanmış ve Newroz günü çocuğundan yaşlısına tüm insanlar evlerinden kırlara, yeşilliklere çıkmışlardır. Xanî’nin bugünün kutlanmasına ilişkin şu tesbiti de dikkate değerdir:

“Lêkin ne bi tuhmet û bi minnet

Belkî bi terîqê şer’ û sunnet”

Xanî’ye göre Kürdler Newroz’u İslam şeriatı ve Hazret-i Peygamberin sünneti çerçevesinde kutlamış, haramlardan sakınmışlardır.

Kürd toplumunun bağrından çıkmış, cihanşümul bir İslam âlimi olan Bediüzzaman da Newroz gününe önem vermiştir. Talebelerinden Muhsin Alev şunları anlatır: Üstad gezmeyi, bilhassa bahar ve yaz aylarında kırlarda dolaşmayı çok severdi. Mahlûkatla, mevcudatla baş başa kalıp derin derin tefekkür ederdi.

İstanbul’da Newroz günü kıra giderken bizi de yanında götürürdü. Kırda, “Bugün mahlûkatın bayramıdır” diye Newroz’un önemini bize anlatmıştı. Kırda köpeklere ekmek parçası verip, “Bugün, bu Newroz bayramından bu köpeğin bile bir hissesi vardır. Bahar mahlûkatın bayramıdır. Biz de onların bayramına iştirak edelim” demişti. Çok sevinçli bir hali vardı Newroz günü.” (Necmeddin Şahiner, Son Şâhitler, C. 1)

Bediüzzaman, “Newroz günü bahar mevsimine işarettir.” (Sözler) der ve insanların öldükten sonra tekrar diriltileceğine delil olarak Kur’an ayetinin de işaretiyle bahardaki dirilişi gösterir.

Yine kendisi şöyle demiştir: “Gel, bugün Nevruz-u Sultanîdir. Bir tebeddülât olacak, acîb işler çıkacak. Şu baharın şu güzel gününde, şu güzel çiçekli olan şu yeşil sahrâya gidip bir seyran ederiz…” (Sözler)

Büyük şair ve fikir adamı Abdurrahim Rahmi de Newroz’u şu dizeleriyle tasvir eder:

“Cirîdê b’kin wekî şêran

Ku roja şadiya Kurdan

Bizanin sahibêt îz’an

Ne ‘îd e, belkî sersal e”

Görüldüğü gibi Müslümanların öncüleri Newroz gününü baharın başlangıcı ve yılbaşı olarak görmüş, bu gün vesilesiyle baharla kucaklaşmayı nazara vermişlerdir.

Bir Kürd deyişinde de Newroz şu şekilde betimlenir:

“Newroza Sultanî

Darê gopalê xwe hilanî

Bihar û zivistan ji hev deranî”

Geçmişte,20 Mart’ta güneş battıktan sonra baharın gelişini müjdelemek ve haber vermek için ateş yakılmış, 21 Mart’ta da kırlarda piknik ve tenezzühler yapılmıştır.

Newroz geleneksel anlam ve görüntüsüyle günümüzde İran ve Kürdistan’ın güney bölgesinde yoğun bir şekilde kutlanmakta, tüm parti ve inanç gruplarıyla insanlar Newroz günü dağlara, kırlara bayırlara akın edip, günü piknik havasında sevinçle geçirmektedir.

Baharın gelişini müjdeleyen bayram olan ve tarihte kırlara çıkmak suretiyle kutlanan Newroz Türkiye’de politize edilerek, özünden uzaklaştırılmıştır. Bugün kutlanan Newroz önemli oranda inanç ve geleneklerimize uygun kutlanmamaktadır.

Kırlara çıkmak ve baharla kucaklaşmak suretiyle, ilahi tecellilerin, yeniden dirilişin ve ahiretin hatırlandığı Newroz’ların kutlandığı özgür bir ortam dileğiyle…

| Necat Özdemir |

Bir önceki yazımız olan Keko İle Çocuklarınız İslamı Öğrensin | İslami Çizgi Film başlıklı makalemizde çocuklarınıza islamı öğretin, islami çizgi film ve islami çizgi film keko hakkında bilgiler verilmektedir.

[ Benzer Yazılar ]
  • Varlığınız Yeter


    Hiç şüphesiz Nisan ayı Muhammedi bir aydır. Resul-i Ekrem (sav)’in viladetinin heyecanını yaşadığımız şu mübarek ay içerisinde s[...]
  • Geceyi İhya Etmeyen Gündüzü İnşa Edemez!


    Yaşadığımız yüzyılda İslam âleminin içerisinde bulunduğu durum her Müslüman’ı derinden üzmektedir. İslam âleminin mevcut durum[...]
  • Yalnızlık


    Biliyor musun ey nefsim yalnızlığın ne olduğunu? Hayır, senin arzuladığın gibi evde yalnız başına TV izlemeyi kastetmiyorum. İnsanla[...]
  • Hadislerden Nasıl Ders Almalıyız

    Hadislerden Nasıl Ders Almalıyız?


    Yeryüzünde, kesinlikle inananlar için deliller vardır. Nefislerinizde de öyle. Hala inanmaz mısınız? ( Zariyat 20 – 21 ) Tüm kâinat e[...]
[ Ne Demişler ? ]