21
Mart
2017
Yorum Yok
AileGençlikGenelİslam
Okunma

Huzurlu Aile Olmanın Önemi

Huzurlu aile

Eve varmıştı. Üzerinde tatlı bir yorgunluğun belirtileri ile birlikte farklı hisler de taşıyordu. Gerçekten de güzel bir günü geride bırakmıştı…

Said’in bu hisleri bir düğün gününün sonuna aitti. Daha önce defaatle birçok arkadaşının, ağabeyinin düğününe katılmıştı fakat bugün ki farklıydı. En yakın arkadaşlarından biri evlenmişti bugün. Farklı his ve duygular içerisinde olmasının bir nedeni buydu fakat evlenen arkadaşı ile aralarında çok az bir yaş farkının olması bu his ve duyguların oluşmasındaki temel etkendi. Daha önce böyle şeyleri hiç düşünmemişti, belki aklına bile gelmemişti ama yakın arkadaşının saadet-i dareyne adım atması, düğün esnasında bir Seyda’nın evlilik ile ilgili yaptığı sohbet zihninde ve kalbinde birtakım kıpırtıların oluşmasına zemin hazırlamıştı.

Şöyle demişti Seyda: ”Gençler! Evlenin, zira hayırlı eş huzurun başlangıcıdır. Haramın ve fuhşiyatın kol gezdiği şu zamanda imanınızın yarısını kurtarmak ancak bu yolla mümkün olur. Maddi kaygılar sizi korkutmasın, endişeye düşürmesin. Yapacağınız bu hayırlı işte Allah c.c sizin yardımcınızdır inşallah.”

Evet, Said’i korkutanda Seyda’nın sohbet sonunda değindiği maddi kaygılardı. Çünkü kendisi henüz öğrenciydi. Yaklaşık 4 yıllık bir eğitim süreci vardı ve tek gelir kaynağı aylık olarak aldığı bursuydu.

Yatsı ezanın sesi ile sıyrıldı düşüncelerinden. Abdest aldıktan sonra kaldıkları öğrenci evinin mescit olarak kullandıkları odasına geçti. Diğer öğrencilerinde gelmesi ile yatsı namazını kıldılar.

Bugün sohbet günüydü. Namaz sonrasında sohbet için birkaç hazırlık yaptılar. Zilin çalması ile sohbeti yapacak olan ağabey gelmişti. Tevafuktur ki günün sohbet konusu da üniversitelerde, liselerde ve ortaokul düzeyine kadar inmiş olan haram ilişkiler ve onlardan kurtulma yollarıydı. Ağabey, uzun uzadıya gençliğin hal ve vaziyetlerini, maalesef içerisine düştükleri kötü durumları anlattı. Çözüm olarak ise gençlerin evlilik müessesesini mümkün olduğunca erkenden kurmaları gerektiğinden bahsetti.

Sohbet sonunda Said’in düşünceli hali ağabeyin gözünden kaçmamıştı. Bu sene tanışmışlardı Said’le ve kaynaşmışlardı çok geçmeden. Said’i iyi tanıyordu. Gerek kendisini gerekse ailesini. ”Neyin var Said’im çok düşünceli gördüm seni” dedi Ağabey. ”Sohbetiniz hocam sohbetiniz beni etkiledi. Zaten bu duygular içerisindeydim, tevafuktur ki sizin de bahsetmeniz beni daha da etkiledi.” dedi Said. Kendisinin de hayırlı bir iş niyetinin olduğunu fakat imkânlarının buna el vermediğini biraz utanarak da olsa söyledi ağabeyine. Said’in bu niyetini tebessümle ile karşılan ağabey, Said’i hem medeni hem de imani cesaretinden dolayı tebrik etti.

Zaman geçti, güzel şeyler cereyan etti. Said, kendisi gibi öğrenci bir bacı ile sözlendi ve Allah’ın yardımıdır ki bacının ailesi Said’e maddi yönden hiçbir zorluk çıkarmadı. Said’i en çok düşündüren mesele de buydu zaten. Dönem sonunda yapılan düğün ile Said’de artık saadet-i dareynin bir müdavimi olmuştu.

 

Said AGİD

Bir önceki yazımız olan Ebedi Dünyaya Varış: Ölüm başlıklı makalemizde Ebedi Dünyaya Varış: Ölüm, ölen insan nereye gider ve ölmeden önce ne yapmalıyız hakkında bilgiler verilmektedir.

[ Benzer Yazılar ]
[ Ne Demişler ? ]