1
Nisan
2017
Yorum Yok
GençlikGenelHadislerİslam
Okunma

Hadislerden Nasıl Ders Almalıyız?

Hadislerden Nasıl Ders Almalıyız

Yeryüzünde, kesinlikle inananlar için deliller vardır. Nefislerinizde de öyle. Hala inanmaz mısınız? ( Zariyat 20 – 21 )

Tüm kâinat en büyüğünden en küçüğüne kadar harika bir ilim ve sanat örneğidir. Görüleni ve işitileni esas alanlar da bilir ki en küçük bir varlığın üzerinde yüzyıllarca ilmi araştırmalar yapılsa o en küçük varlık hakkında nihai bir ilme varılamaz. Hiç bir ilim adamı ‘ ben sineği araştırdım ve nihayetine vardım ‘ dememiştir, diyemez.

Bir sineğin gözüne muazzam bir ilim ve sanat harikasını yerleştirmeyi haşa unutmayan Allah, insanın ruhi ve sosyal unsurlarını da unutmamıştır. Dolaşan ve yayılan insan topluluklarında nice dersler ve hikmetler gizlenmiştir. Çoğu zaman bu dersi bize gönderdiği elçiler ve kitaplar aracılığıyla öğretir. Nitekim Kur’an ayetlerini tasnif ettiğimizde belli başlı konulardan en fazla yekûnu tutan konunun eski ümmetlerin ahvali olduğunu görüyoruz. İlk insan ve peygamber olan Hz. Âdem (as) den nazil olduğu ana kadar bizlere çeşitli tarihi mevzuları ders verir. Kur’an bir tarih kitabı değildir ancak tarihi mevzulardan ilahi dersler verir. Tarihi mevzuları bize bildirmesindeki amaç ders ve ibret almamızdır.

Bizler Mü’minler olarak amaçsız bir var oluşu reddettiğimiz için Mü’min değil miyiz? Bu kâinatın yaratılmasındaki amacı bildiğimiz gibi, bir sineğin kanat çırpmasında ilahi bir hikmet taşıdığı inancına da sahibiz.

Kâinatın makrosundan mikrosuna kadar her şeyde bir ibret, ders ve hikmet olduğuna inanıyoruz. Hatalarımızdan, geçmiş yaşantımızdan, çevremizdeki hadiselerden ders çıkardığımız gibi Kur’an’ın ve Sünnetin irşadıyla Âd ve Semud kavimlerinin yaşantısından da ibret ve ders alırız. Bunun her hangi bir sınırı yoktur. Dünümüz üzerinde İslam’ın tavsiye ettiği şekilde tefekkürle düşünürsek eğer yarınımızı daha anlamlı, yerinde ve değerinde yaşamaz mıyız? Tebbet suresini okuyup o sureden dersler ve hikmetler çıkarıp o sure sayesinde Müslüman olan Gayrı Müslim örneğini çoğumuz biliriz. Müslüman olan papaz şöyle demiştir: bu surede muhteşem bir incelik ve mucize gördüm. Tebbet Suresi yaşayan bir insan hakkında nazil oldu. Ebu Leheb bu sureden sonra da yaşadı. Ebu Leheb yalandan bile iman etseydi bu sure geçersiz olacaktı. Ama 7 Küsur sene daha yaşamasına rağmen inkârında direndi. Karısıyla birlikte zulmünde devam etti. İncelik ve mucize burada…

Bazen göze görünmeyen veya dikkat çekmeyen ayrıntılarda muazzam bir hakikat şulesi vardır da iman nuruyla bakmamızı bekliyor görünmek için.

Bir gün bir mecliste bir muhakkike sormuşlar.

– Bu üzerinde bulunduğun hali nerden ders aldın? Kimlerden ilim öğrendin?

Muhakkik demiş ki

– Çoğu kişiden. Annemden, babamdan, değerli âlimlerden ders aldım. Değerli âlimlerin değerli kitaplarını okudum. Ancak bana en fazla fayda veren Şeytan oldu.

– Bu nasıl olur? Dediler. Muhakkik Dedi ki

– Ondan üç ders aldım ki bana ahiretim için daha faydalısı olmadı.

Birincisi: Allah azze ve celle, Şeytana secdeyi emretti. Şeytan secdeden kaçındı. Allah onu lanetledi ve kovdu. Şayet ben secdeden kaçınsam başıma neler gelir diye düşündüm. Bir ömür secde etmeyenin vay haline… Bu yüzden secdeyi arttırdım, azaltmadım.

İkincisi: Hz. Âdem (as) hatasından dolayı tövbe etti, pişman oldu. Şeytan ise hatasında ısrar etti, pişman olmadı. Allah azze ve celle Hz. Âdem (as)  affetti, yakınlaştırdı onu. Şeytanı ise lanetleyip ebediyen kovdu kendisinden. Ben de böylece her hatamdan dolayı tövbe ve istiğfar ederim. Tövbeyi arttırmak kulluğa yakışır, kibir ise düşürür, huzurdan kovulmaya müstahak kılar.

Üçüncüsü: şeytan Allah azze ve celle ye, kovulduktan sonra şunu dedi: ‘ and olsun ki onları mutlaka saptıracağım ‘ ( Nisa 118)

Böylece şeytan Allah’a ahit verdi. Biz şimdiye kadar şeytanın bu ahdinden döndüğüne şahit olmuş değiliz. Eğer şeytan insanları bir defacık hak yola iletseydi bu ahdini çiğnemiş olurdu. Ancak kovulduğu günden beri insanlara apaçık bir düşman oldu. Bizler de Allah azze ve celle’ ye ahid verdik. Dağların yüklenmekten kaçındığı emaneti yüklendik. Şeytan ahdini çiğnemezken biz nasıl olur da ahdimizi çiğneriz. Biz verdiğimiz ahdi yerine getirmeye şeytandan daha layıkız.

İşte Mü’min bilmeli ki her hadisede, eşyada ve insanda ders alınacak şeyler vardır. Yüce Allah azze ve celle buyuruyor.

– Akıllı olan bir topluluk için hiç şüphesiz birçok ibretler vardır. ( Bakara 164 )

Yeter ki biz akıl ve gönül gözü ile bakmayı bilelim.

 

Mustafa VAROL

Bir önceki yazımız olan Müslümanlar Neden Bilimde Geri Kaldılar? başlıklı makalemizde islam ve bilim, islamda bilim ve müslümanlar bilimde neden geridirler hakkında bilgiler verilmektedir.

[ Benzer Yazılar ]
  • Namaz Nasıl Huşu İle Kılınır?


    Namazın beden ve kalb âhengi içinde kılınması zarûrîdir. Ancak böyle bir namaz mü’mini fahşâ ve münkerden koruyabilir. İBÂDETTE [...]
  • İslamiyette varış

    Bir Kayboluş Aldı Beni


    Bir kayboluş aldı beni  Uçsuz bucaksız gecelere götürdü Gözlerim o derin noktalara dalarken  Ben gecelerde kayboldum Herze bu kalbim Te[...]
  • Batı Düşüncesi Hukuk Yaratmaz

    Batı Düşüncesi Hukuk Yaratmaz


    Hamd hukukun ve adaletin membaı olan İslam’ı bize din olarak seçen Allah’a, salat ve selam  hakkın kadrini üstün tutan adil önder pe[...]
  • Ölmüş Adama Uydurma Fetva Veren Türk Haberciliği


    Çeşitli haber sitelerinde Suudi Arabistan’da bir müftünün “Şiddetli acıktığınız zaman karınızın etini yiyebilirsiniz” şeklin[...]
[ Ne Demişler ? ]