27
Şubat
2017
Yorum Yok
GençlikGenelİslamMakaleler
Okunma

Fettö Gitti Ama Zulmü Devam Ediyor

Fettö Gitti Ama Zulmü Devam Ediyor

Ülkemizde 28 Şubat darbe süreciyle birlikte Müslümanlara yönelik bir karalama, kumpas ve cadı avı hareketi başlatıldı. Direk medya tarafından yönetilen bu darbe de,  TV ekranlarından halk hipnotize edilirken arka planda da İslam’ın şiarlarına, İslam’ın değerlerine ve mütedeyyin Müslümanlara yönelik çok büyük çapta karalama, tutuklama ve sindirme hareketi sürdürüldü.
28 Şubat darbesiyle başlayan bu süreç tabii ki sonrasında da gizli veya açık şekilde devam etti.  Ergenekon ve Feto arasında el değiştiren yargı ve emniyet sistemlerinde Müslümanlar açısından hiç bir şey değişmemekle beraber; İslami söylemlerle gelenler, seküler zalimlere rahmet okutur türden zulümlere imza attılar.

Tarafsız bir terazi olması gereken adalet terazisi, adaletsiz kukla örgütlerin ellerinde acımasız bir silaha dönüştü ve bu silah mazlumlara doğrultularak çok büyük hukuksuzluklara ve zulümlere imza atıldı. Tiyatro tarzında düzenlenen ve kararları önceden belirlenen mahkemelerde,  Kuran dersi veren veya sadece camide namaz kıldığı için tutuklanan Müslümanlara ağır cezalar yağdırıldı. Müslümanlar günlerce aylarca işkencelerden geçirildi. Bu gün hala 27 yıla yakındır içerde suçsuz olduğu halde yatan Yusufiler bulunuyor. Cezaevinde haksızlık zulüm, işkence ve hukuksuzluklar kıskacında ağır hastalıklara yakalanan Yusufiler olduğu gibi bu hastalıklar sonucunda hayatını kaybedenler de oldu…

Harcı adalet olmayan bir cemiyetin binası her zaman çürüktür ve çökmeye mahkûmdur. Nitekim öyle de oldu. Adaletsizliği kendilerine meziyet seçen Ergenekon ve Feto vs. tek tek rezilane bir şekilde yıkıldı. Zulümle topladıkları azık hiçbirine yar olmadan bir diğerine devretti.  Onlar yıkıldılar evet,  ama işledikleri zulümler hala devam ediyor!

Müslümanlara ceza yağdıran hâkim ve savcılar, tutuklayan polisler emniyet amirleri, cezaevinde zulme maruz bırakan cezaevi yöneticileri teker teker Feto kapsamında tutuklandılar. Bu yakalananların Ergenekon ve KCK hakkındaki kararları yok sayılarak sanıklar serbest bırakıldılar. Ama ne hikmetse aynı hâkim ve savcıların tutukladığı Yusufi mahkumlar konusunda sürekli gizli bir üst el, dava dosyalarının üzerine sıkı sıkı el koymuş gibi hiçbir şekilde yeniden yargılama veya af yoluna gidilmedi. Yusufilerin ve ailelerinin ısrarla defalarca basın açıklaması yaparak “Biz af dilemiyoruz yeniden yargılayın suçları varsa yatsınlar” demelerine rağmen bu konu siyasetçilerin siyasi arenada sarf ettikleri sözlerinden öteye geçmedi.

Cezaevinde hastalanıp şehadet şerbeti içenlerin çektiklerine kör sağır dilsiz kesilenler aynı şekilde cezaevinde ki evladının hasretiyle dünyaya gözlerini yuman anne ve babaların sessiz çığlıklarına da kör sağır ve dilsiz kaldılar. Hatta Zengin ve üstün!  Sınıfa tanıdıkları taziye haklarını bile bu mazlum Müslümanlardan esirgediler.  Cezaevi yönetimlerinin ihmallerinden dolayı ağır hastalıklara yakalanan Yusufiler, son nefesine kadar cezaevinde tutuluyor ve ancak ölümleri kendi üzerlerine kalmasın diye son nefeste tahliye ediliyorlar.

Adalet ile hükmetmedikleri için mutlak adaletin sahibi tarafından rezil edilerek bütün oyunları planları boşa çıkarılanlar büyük bir ibret timsalidirler. Bu gün onların yaptığı zulmü, haksızlığı, kumpasları görmezden gelerek umursamayanlar ve gereğini yapmayanlar; Onların yaptığı bütün zulümlerin ortağı olarak mahşer gününde hesap verecekler! Bu vebalden kurtulmak için hala geç kalınmış değildir. Artık bütün bu haksızlıklara dur diyerek bu zulme bir son verilmelidir.

Eğer adaletsizlik karşısında tarafsız kalıyorsanız, zalimin tarafını seçmişsiniz demektir. Eğer siz sadece kendinize yapılan adaletsizliklere karşıysanız siz zalimlerin ta kendisi olmuşsunuz demektir.

Allaha Emanet Olun

 

Ferit Gölgü | Söz ve Kalem Dergisi

Bir önceki yazımız olan Selam Demek Allah Demektir başlıklı makalemizde Selam, Selam Demek Allah Demektir ve Selam ile alakalı ayet ve hadisler hakkında bilgiler verilmektedir.

[ Benzer Yazılar ]
  • Regaip Kandilinde Okunacak Dualar


    Leyle-i Regâib (Regâib Gecesi) Hicri takvime göre Recep ayındaki ilk perşembeyi cumaya bağlayan geceye denir. Özellikle üç mübarek ay[...]
  • Tefekkür: Kalbin Vazifesi


    İslâm nazarında îman; kalp ile tasdik, dil ile ikrar sûretinde gerçekleşir. Yani îmânın asıl tecellî mekânı akıl değil, hissiyat [...]
  • Kutlu Davanın Kutlu Yolcusuna(Mehmet Sudan)


    KUTLU DAVANIN KUTLU YOLCUSUNA…(Muhammed SUDAN) Yaşlı Seyda kaldığı hastane odasının penceresinin önünde oturmuş, derin düşüncelere[...]
  • Varlığınız Yeter


    Hiç şüphesiz Nisan ayı Muhammedi bir aydır. Resul-i Ekrem (sav)’in viladetinin heyecanını yaşadığımız şu mübarek ay içerisinde s[...]
[ Ne Demişler ? ]