11
Nisan
2017
Yorum Yok
GençlikGenelİslam
Okunma

Dostumuz Kuran Olsun

Dostumuz Kuran Olsun

Allahu Teâla’nın bize yüklediği ağır bir sorumluluktur Kur’an-ı Kerim. Haşr suresinin son ayetlerinde ferman olunduğu gibi ağırlığıyla dağları yerle yeksan eden bir mesuliyet…  Yerin, göğün ve ikisi arasındakilerin yüklenmekten çekindiği ama aciz ve cahil olan insanın yüklendiği, sorumluluğunu idrak etmemiz gereken bir mesuliyettir.

Resulullah’ın bize Hira’dan getirdiği değerli bir hediyedir Kur’an-ı Kerim. En karanlık dönemleri nuruyla aydınlatan bir hediye, örtüsüne bürünmüş davetçiye örtünden sıyrıl ve kalkıp uyar emrini veren bir hediye… Cahiliyyeden bunalmış davetçinin kalbine huzur veren bir hediye… Evine kapanmış, örtüsüne bürünmüş, rahata dalmış Müslümana gayret veren kıymetli bir hediye…

Resulullah’ın veda hutbesinde bize emanet ettiği değeli bir emanettir Kur’an-ı Kerim. Bizlere emanetçi olmanın zorlu yüklerini yükleyen bir emanet… Bizlere emaneti sahibi geri alana kadar koruma ve emaneti verenden aldığımız gibi gelecek nesillere aktarma vazifesi yükleyen ağır bir emanet…

Çobanın çölde yaktığı ateşten korumaya çalıştığı haşereler misalinde olduğu gibi Allah Resulü’nün tutuşturulan cehennem ateşinden bizleri korumak için önümüze çektiği perde gibidir Kur’an-ı Kerim. Cehennemle insanoğlu arasına çekilmiş bir perde… Bizleri cehennemin sıcağından ve cehennemin yakıcılığından koruyan bir perde… Cehenneme yönelmiş insanoğlunu muhafaza etmek için önüne konulmuş bir uyarı levhasıdır. Allah Resulü’nün önümüze diktiği bizleri Allah’ın azabına karşı uyaran bir uyarıcı ve bizleri bu dehşetli azaptan koruyan bir kalkandır Kur’an-ı Kerim.

Kendisine tabi olan düzenleri sosyal, ekonomik, siyasi, hukuki, ahlaki vs. alanlarda en ala derecelere yükselten bir düsturdur Kur’an-ı Kerim. Toplumsal sorunlara ve toplumsal hastalıklara bir merhemdir Kur’an-ı Kerim. Ekonomik buhranlara, bireyler arasındaki gelir uçurumlarına, zenginin fakirin malını bir vampir gibi emdiği kan emici kapitalist düzenlere bir çözümdür Kur’an-ı Kerim. Siyasetin kaypaklığını ve menfaatperestliğini düzeltecek bir dürüstlük bilincidir Kur’an-ı Kerim. Hukuku iktidarın sopası olmaktan, güç sahiplerinin acıkınca yediği helvadan put olmaktan kurtaracak ve hukuku hakkın emrine, halkın da hizmetine sunacak bir kurtarıcıdır Kur’an-ı Kerim. Ahlaki olarak en yüce erdemlerle donatılmış, en güzel ahlaki faziletlerle süslenmiş yüce bir insanlık oluşturacak bir terbiyecidir Kur’an-ı Kerim.

Zifiri karanlıklar içinde önünü göremeyen davetçinin önünü aydınlatan bir güneştir Kur’an-ı Kerim. Bataklıklara saplanmış insanlığa Allahu Teâla’nın uzattığı bir iptir Kur’an-ı Kerim. Hasta bedenlere şifadır. Huzursuz hanelere, huzursuz kalplere huzurdur Kur’an-ı Kerim. Kapalı kapıları açan bir anahtardır. Girift bilmeceleri çözen bir kalemdir. Yolda kalmışları sahil-i selamete (güvenli bir limana) ulaştıran bir pusuladır Kur’an-ı Kerim.

Ümmetin şairi Muhammed İkbal’in “Kur’an kalbe girdimi değişir insan / O insan ki değişirse değişir cihan” dizelerinde veciz bir dille ifade ettiği insanı ve insanla beraber tüm dünyayı değiştiren kalpleri yanlıştan doğruya çeviren mukallib el-kulub’tur Kur’an-ı Kerim.

Aynı zamanda tüm bu övgülerden sonra belirtilmesi gereken bir özelliği de Âlemlerin Rabbinin beşerin övgüsüne ihtiyacı olmayan muhteşem kelamıdır Kur’an-ı Kerim. Yine yerenin yergisiyle kıymeti azalmayacak en kıymetli kitaptır Kur’an-ı Kerim.

Yerenin en ufak bir cümlesinin benzerini getiremeyeceği, öveninde överek anlatmayacağı, tefsirlerinin de denizlerin mürekkep ağaçların kalem olmasıyla yazılamayacağı mucizül-beyan’dır Kur’an-ı Kerim.

İşte tüm bunlar ve bunlardan çok daha fazlasıdır Kur’an-ı Kerim.

Şimdi ey davetçi kardeşim! Tüm bunları iyi anla Kur’an-ı kendine yoldaş edin ki darda kaldığında imdadına yetişen bir yardımcın olsun. Huzursuz olduğunda kalbine huzur olacak bir nasihatçin olsun. Yalnız kaldığında sana destek olacak bir yoldaşın olsun.

Derdini paylaş onunla dertdaşın olsun, dertlerine deva olsun. Sırrını paylaş onunla sırdaşın olsun. Sevgililer sevgilisinden gelen mesajı oku, anla ve onunla amel et ki Allah sana feraset, fesahet, cesaret, adalet ve asalet ikram etsin. Onu kendine yol edin ki Allah seni zilletten, ataletten, acziyyetten ve rezaletten kurtarsın.

Sen Kur’an’la konuş ki o da seninle konuşsun. Her seferinde her okuduğunda ayetler sana tekrar inzal olsun. Kur’an’a gereken değeri ver ki Allah’ta sana değer versin, Allah sana değer verince melekler ve insanlar arasında değerin artsın. Gününe Kur’an’la başla ki günün hayırla dolsun. İstişareni Kur’an’la yap ki işlerin ve kararların isabetli olsun. Anlamadan okumaktan sakın anla ve anlat Kur’an’ı. Yaşamadan okumaktan sakın yaşa ve yaşat Kur’an-ı. Amelinle, yaşantınla göster tüm dünyaya Kur’an’ın sönmez ve söndürülemez bir nur olduğunu.

Ve unutma ey davetçi kardeşim! Dava yolunda bize gereken enerji Kur’an’da ve Kur’an’ın emirlerinde mevcuttur. Çağımızın fitne fesadına karşı biz bu enerjiye muhtacız. Allah’ın sahiplenmesine muhtaç olan bizler Allah’ın himayesine girmek için Kur’an’ı sahiplenmeye muhtacız. Allah bu yolda yar ve yardımcımız olsun, Kur’an’ı bize yoldaş eylesin. VESSELAM…

 

Seyfullah SARİM

Bir önceki yazımız olan Batı Düşüncesi Hukuk Yaratmaz başlıklı makalemizde batı düşüncesinde hukuk, batı ve hukuk anlayışı ve Batının hukuk anlayışı hakkında bilgiler verilmektedir.

[ Benzer Yazılar ]
  • Bir serüven

    Bir Serüven


    Bir serüven bu hayat Dünya gençlere güzel Her şeyde var ayrı tat Nimet sağlıkta güzel Kibirden uzak zengin Denizden daha engin Bulunmaz [...]
  • Siyer Denilince


    Siyer denilince, daha doğmadan babasını ve ardından tek tek yakınlarını kaybeden, boynu bükük, mahzun bir çocuk, Muhammed bin Abdullah [...]
  • Yetimin Acısı

    Yetimin Acısı


    Hüzünlü bakışları dolmuş, gözleriyle bakıyor semaya. Dua ediyor o küçük kalbiyle Rabbine Annesiz, babasız, kimsesiz öksüz büyüye[...]
  • Çağımızın Hastalığı Mutsuzluğun Sebebi Nedir?


    Şükretmeden yaşıyoruz. Ya da gerçek şükürle tanışmadığımız için; nimetler artmıyor. “Nimetler şükürle artar” Evet ama, nim[...]
[ Ne Demişler ? ]