27
Şubat
2015
Yorum Yok
GençlikİslamMakaleler
Okunma

Bir Kaplan Olamadık

Bir Kaplan Olamadık

Bismillahirrahmanirrahim…
Hz.Ali(r.a) ‘ nin bir sözü ile başlamak istiyorum. Haksızlık karşısında susan, dilsiz şeytandır. Evet, haksızlık karşısında susan dilsiz şeytanlara günümüzde rastlanmak çok da tesadüf olmasa gerek. İslam dünyasında yapılan zulüm ve katliamlara her geçen gün bir yenisi eklenirken, Müslümanların bunlara karşı dilsiz kalması çok acı bir olaydır.
İslam ülkelerin başında gelen Türkiye; Mısır, Filistin, Gazze, Arakan, Suriye vs İslam ülkelerinde yaşanan vahşete tepkisini dile getirirken, ilişkilerini askıya alırken, aynı toplantı ve karede bulunmazken kendi ülkesinde yaşanılan Yasin Börü katliamına ise dilsiz bir şeytan olmayı tercih etti. Barış süreci adına toz konmasın diye sessiz kalan hükümet cephesi, Müslüman Kürtleri kan emici vampirlerin eline bıraktı. Hükümet cephesinin yaptıkları bir yana Müslümanların kalkıp buna karşı hiçbir şey yapmaması en zor bir tablodur. Meydanlarda yapılan basın açıklaması bile belli bir kitle ile yapılıp kapandı. İslam adı altında katliam yapan örgüte karşı bütün ülkeler birlik olup bombalar yağdırırken adı katliam oluyor, ama Müslümanların ilk mescidine girip işgal edenlerin Müslümanları yok etme çabasına ise katliam denilmiyor. Bunlara karşı hiç kimse birlik olup sesini bile yükseltmiyor. Tabi şimdi hiç kimse derken herkesi kast etmek güzel bir tavır olmamalıdır. Oğlunun yaralanmasına karşı sessiz kalmayan bir baba ise her şekilde tepkisini ortaya koyup hak edenlere karşı güzel bir tavır ebette sergilemiştir. Gayet haklı bir biçim de tepkisini dile getiren babayı da tavrından dolayı takdir etmek gerekir. Umarım bu tepkiler çığ gibi büyür ve hak edilenlere karşı önemli bir duruş sergilenir. Malum birçok kez böle katliamlar gerek ülkemizde gerek diğer İslam ülkelerinde yaşanıp Müslümanlara yönelik birçok katliam yapılmış ve Müslümanlar bunlara karşı savunmasız ve sessiz kalmışlardır. Bu sessizlikten olsa gerek,1967 de Mescidi Aksa da büyük bir ateşe sebebiyet veren olaylardan sonra Müslümanların birlik beraberlik içinde hareket edeceğinden korkup o gece sabaha kadar uyumayan ve sabah olduğunda işte bu gün anladım ki Müslümanlar birlik içinde olmadığı sürece bu tür zülüm ve katliamlar devam edeceğini söyleyen Siyonistlerin başı o gün Müslümanların ne kadar savunmasız ve aciz olduklarının duruşunu sergilemiştir. 1967 olayların benzer bir versiyonu da bugün yapılmıştır. Siyonistler Mescid-i Aksa’ yı kuşatma altına alıp ordaki Müslümanları yaralayıp zulme uğratmıştır. Bugün yaşanan bu olaylar karşısında sadece Allah a dua edip zalimler için onları kahr-u perişan et demekten başkada bişey bizlere kalmıyor. Biz Müslümanlar kan emici vampirlere karşı birer kaplan olmadıkça, Mescid-i Aksa elden gidiyor deyip kıyama durmadığımız sürece Müslümanların kanını akıtacak zalim ve Siyonist bir toplum elbette bulunacaktır ve ortaya çıkacaktır. Müslüman bir birey olarak gaflet uykusundan uyanıp İslam ve Müslümanlara sahip çıkma zamanı gelmedi mi? Rabbim bizleri bu gaflet uykusundan uyandıran ve Vahdet adı altında birleştiren Müslümanlardan eylesin. Selam ve dua ile…

 

Bir önceki yazımız olan Okumalıyız başlıklı makalemizde islami okuma, okumak ve okumak önemli mi? hakkında bilgiler verilmektedir.

[ Benzer Yazılar ]
  • İnsanın Doldurduğu En Fena Kap


    Bismillahirrahmanirrahim. “Benden sonra, ümmetim için üç husustan korkuyorum. Bunlar; sapık arzular, bilgiden sonra gaflet, çok yemek ve [...]
  • Qazi Mihemmed’in Vasiyetnamesi


    31 Mart 1947’de Doğu Kürdistan’ın (İran) Mehabad kentinde Çarçıra Meydanı’nda Kürdistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Qazî Muhammed[...]
  • Sevgi ve Saygı


    Sevgi ve saygı; insan olmanın, insanca yaşamanın iki temel kuralıdır. Bu temeller, toplum içindeki yaşamı düzenleyen ve kardeşçe yaş[...]
  • Halepçe Katliamı

    Sessiz bir ölüm;Halepçe


    Sessiz bir ölümün sessiz çığlıkları Görülemeyen feryadın acı haykırışları Soğuk sessiz bir ölüm, kapladı Halepçe‘yi B[...]
[ Ne Demişler ? ]