2
Mart
2015
Yorum Yok
GençlikİslamMakaleler
Okunma

Yalnızlık

Yalnızlık

Biliyor musun ey nefsim yalnızlığın ne olduğunu? Hayır, senin arzuladığın gibi evde yalnız başına TV izlemeyi kastetmiyorum. İnsanların ve araçların gürültüsünden kaçıp yalnız başına bir yazlığa gitmeyi de söylemiyorum. Bu öyle bir yalnızlık ki düşünmesi bile ciğerleri parçalıyor. Anladın değil mi ey nefsim kimleri anlatmak istediğimi. Onların yalnızlığı gariptir. Onların yalnızlığı kabalıklar içinde bir gariptir. Onlar Allah Resulünün müjdelediği gariplerdir. Ey garipler müjdelerin en güzeli sizlere olsun!

Zindanda bir başına kalmak mı yalnızlığın acı gerçeği yoksa hastalıkları bir başına yüklenip zindan duvarlarını kendine arkadaş edinmek mi? Ya da sessiz çığlıkların hiç kimse tarafından işitilmemesi mi? Belki de en acısı derdini dert ortağıyla paylaşamamaktır. Eşinden, çocuklarından ve ihtiyar anne-babasından ayrı kalmanın acısını hangi kelime tarif edebilir bilmiyorum. Ancak yaşamak gerekli diye düşünüyorum.

Bir de diğer pencereden bakalım. Üç tane inci gibi kızlar yetiştiren bir anne. Yükünün ağırlığına ve bedenin zayıflığına inat imanın dağlar kadar olduğu bir şahsiyet. Eşi zindana götürülürken doğacak çocuğunu, iki yaşındaki ana kuzusunu ve tam sevilme çağındaki babasının çiçeğini düşünen ve onları teselli etme yolları arayan mazlum bir anne. İki yaşındaki bebeği baba diye ağladığında onu nasıl teselli etti dersiniz? Ya da siz olsanız ne derdiniz? Kendisi de teselliye muhtaç olan anne minik bebeğine ne söylesin ki. O gün babası için yıllarca ağlayan minik kız şimdi hafız olmuş ve anne-babasının iftihar vesilesi olmuş maşaallah. Babasını kendisinden koparanlara inat her üç incide babalarının yolunda gerektiği gibi yürümeye devam ediyorlar. Rabbim ayaklarını sabit kılsın.

Bunları dillendirmek kolay olduğu gibi yaşamak zordur. Geçen on – on iki yıl nasıl geçti dersiniz. Verilen röportajlardaki gibi kolay mı oldu. Belki anlatmak zor oldu ancak bizler on yıllık sıkıntının özetini on dakikada okuduk. Belki on dakika da ağladık, dua ettik ama hayatımıza devam ettik.

Başta söyledim ya ey zalim nefsim yalnızlığın en zoru onlarınki diye, hayır şimdi anladım en zor yalnızlık Allah’tan uzak yaşamaktır. Yusufilerin derdini dertlenememektir. Mahkûm ailelerini evlerimizde ağırlayamamaktır ya da bunu yapıyorsak hakkını verememektir. Unutma ey zalim nefis sende bir zamanlar yusufiydin yahut yakınların vardı Yusufi. En iyi sen anlamalısın ey nefis ellerinin bağlandığını ama aslında bağlanmadığını. Kıpırdayabildiğini ancak gerçekte kıpırdayamadığını, Yusuf’unun var olduğunu ancak ayda bir bunu yakinen hissedebildiğini. Bir ailenin olduğunu ancak onlara doya doya sarılamadığını, evlatlarını koklayamadığını, ellerinle onlara ufacık bir şeker alamadığını, evet bir zamanlar böyle olduğunu hatırla ey nefis. Unutmamacasına hatırla ki bu ümmet uyansın artık. Yusuflar elinden geleni yaptı artık iş onların varislerinde. Yusuf’un takvasına yakışan kardeşler olmak ümidi ve duasıyla…

 

DoğruGenç Haftanın Yazısı

[ Benzer Yazılar ]
  • Bekarlara Fetva

    Bekarlara 3 Fetva


    Ahir zamanda yaşamam hasebiyle çok zor imtihanlardan geçiyordum. Ne param vardı, ne işim vardı, ne askerliğim vardı, ne arkamda duran sa[...]
  • Merhamet Nedir?


    İslâm, bir medeniyet dînidir. Her medeniyet, kendi insan tipini yetiştirir. İslâm medeniyetinin inşâ ettiği insan ise evvelâ hak, adâl[...]
  • Fettö Gitti Ama Zulmü Devam Ediyor

    Fettö Gitti Ama Zulmü Devam Ediyor


    Ülkemizde 28 Şubat darbe süreciyle birlikte Müslümanlara yönelik bir karalama, kumpas ve cadı avı hareketi başlatıldı. Direk medya tar[...]
  • Zamandan Haber Ver

    Bana Zamandan Haber Ver


    Bana zamandan haber ver! Nedir zaman? Hükmedemediğimiz miras mı? Yoksa saçıp savurduğumuz sermaye mi? Ne demiş Necip Fazıl: “Nedir zama[...]
[ Ne Demişler ? ]


Yazılarda Arama Yap !
Instagram'da takip et !
    Kalbe Sığdırılan Kainat
    Kalbe Sığdırılan Kainat
  • Gönüller Fatihi Büyük Üstad'a
  • Bekle Beni
Twitter'da Takip Edin !

  • Google Plus Profilim
    Tavsiye Bağlantılar