27
Şubat
2014
Yorum Yok
İslamKıssadan Hisse
Okunma

Tecessüs, Suizan

tecessüs

Hz. Ömer bir gece dışarı çıkmıştı. Beraberinde İbn Mes’ud da vardı. Dolaşırken uzaklarda bir yerde bir ışık gördüler ve oraya yöneldiler. Nihayet bir evin önüne geldiler. İçeride önünde şaraplar olduğu halde bir ihtiyar oturmakta ve bir şarkıcı kız da şarkı söylemekteydi. Bunun üzerine Hz. Ömer aniden içeri girerek yaşlı adama “Ben bu gece gördüğüm, ecelini beklemekte olan bu ihtiyarınki gibi çirkin bir manzara görmedim“dedi. Bunun üzerine ihtiyar “Ey Mü’minlerin Emiri! Senin yaptığın benimkinden daha çirkindir. Allah Teâlâ insanların gizli hallerinin araştırılmasını yasakladığı halde sen bunu yaptığın gibi evime de izinsiz girdin!“diye karşılık verdi. O zaman Hz. Ömer “Doğru söylüyorsun”dedi ve sonra elbisesiyle ağzını kapatıp ağlayarak çıktı. Dışarıda kendi kendisine “Eğer Rabb’i onu bağışlamayacak olursa annesi Ömer’in mâtemini tutsun! Bu ihtiyar, yapmakta olduğu işi kendi ailesinden bile gizliyordu. Bundan böyle “Nasıl olsa Ömer beni gördü!”diyerek bu işi hiç terketmeyecektir”diyordu.

Bu ihtiyar bir zaman Hz. Ömer’in meclislerine gelmedi. Nihayet bir gün kendisini gizleye gizleye gelip cemaatın son saflarından birine oturdu. Onun gelişini gören Hz. Ömer “Şu ihtiyarı bana getirin!”dedi. Birisi kalkıp o ihtiyarın yanına giderek ona “Mü’minlerin Emîri! yanına gelmeni istiyor”dedi. İhtiyar, Hz. Ömer’in kendisine bir ceza vermesinden korkarak yavaş hareket ediyordu. Hz. Ömer “Yaklaş, yaklaş!”diyerek onu yanına oturttu. Sonra kulağına eğilip ona “Muhammed’i hak Peygamber olarak gönderen Allah’a yemin ederim ki o gece gördüklerimi hiç kimseye söylemiş değilim. Aynı şekilde o sırada yanımda bulunan İbn Mes’ud da bunlardan hiç kimseye bahsetmemiştir”dedi. Bunun üzerine o da Hz. Ömer’in kulağına şunları söyledi: “Ey Mü’minlerin Emîri! Muhammed’i hak peygamber olarak gönderene yemin ederim ki ben de o geceden beri, görmüş olduğunuz o işe yanaşmadım“. Bunları işiten Hz. Ömer yüksek sesle tekbir getirdi. Ancak halk onun niçin tekbir getirdiğini asla öğrenemedi (1).

[1] Kenz, II/141 (Ebu’ş-Şeyh. es-Süddi’den).

 

 

[ Benzer Yazılar ]
  • muhteşem bir kitap Akıbet

    Muhteşem Bir Kitap Akıbet


    Selamunaleykum Arkadaşlar Bundan Böyle Sitemizde Her Hafta Kitap Tanıtımını Yapacağız İnşallah… Faydalı Gördüğümüz Kitaplar[...]
  • Yozlaşan Tesettürde Annenin Rolü

    Yozlaşan Tesettürde Annenin Rolü


    Esefle belirtmek istediğim bir başka husus, annelerin kendileri için istediği tesettürü kız çocukları için istemediği gerçeğidir. Te[...]
  • Sen Yoluna Bak

    Sen Yoluna Bak! Yolun Açık Olsun…


    SEN YOLUNA BAK! YOLUN AÇIK OLSUN… İnsanlık; önceden çizilmiş, hatları ve yörüngesi belli bir yolda yürüyordu. Kasıtlı ve belirli [...]
  • dogu

    Doğu! Ahh Doğu! Bu Hacr Ne Zamana Kadar


    Yürek dağlayan bu yanık feryadı işitince ayağa kalktım. Elimi güneşe karşı siper yapıp ileriye baktım, uzaklara… Sonra dönüp ger[...]
[ Ne Demişler ? ]


Yazılarda Arama Yap !
Instagram'da takip et !
    Kalbe Sığdırılan Kainat
    Kalbe Sığdırılan Kainat
  • Gönüller Fatihi Büyük Üstad'a
  • Bekle Beni
Twitter'da Takip Edin !

  • Google Plus Profilim
    Tavsiye Bağlantılar