29
Mart
2017
Yorum Yok
GençlikGenelİslam
Okunma

Su Gibi Akıp Giden Geçliğimiz

İslamda Gençlik

Zaman ne çabuk da geçiyor geçiyor değil mi? Şu satırları okurken bile vaktinizin bir kısmı geride kaldı. Aldığınız nefes bile az önce gitti, geçmişte kaldı artık. Zamanımızı çok iyi değil, en iyi en mükemmel şekilde değerlendirmeliyiz. Aldığımız nefes bile geride kalmışsa mesele çok mühimdir. Bu yüzden ilk önce “zaman” kavramını en iyi şekilde idrak edip “zamanında” kavramını pratiğe dökmemiz gerekiyor. Peki, sizce “zamanında” kelimesi nedir, neyi çağrıştırıyor? Acaba sabah saat 8’de işe gitmek mi, yoksa sınav haftası ders çalışmak mı, yoksa facebook’tan bildirim geldiğinde hemen ona bakmak mı, yoksa maçı kaçırmamak için saatinde yerinde olmak mıdır? Peki, kimse demiyor mu Allah-u Teâlâ günde beş defa beni vaktinde huzuruna çağırıyor. Böyle bir şeyi problem bile etmiyoruz. Namaz ki Peygamberimizin (sav) gözümün nuru diye kastettiğidir. Fakat günümüzde müslümanların yaşadığı bölgede bir müslümana “namaz kılıyor musun?” denmesi ne kadar da normal bir duruma gelmiş. Namazın önemini gelin şu hadis ile az bir şey olsun idrak edelim: “Bir seferinde bir sahabe, Peygamberimizin (sav) yanına gelerek başına gelen bir felaketi aktarmak istediğini söylediğinde, Peygamberimiz (sav) onu dinlemiş ve ‘felaket dediğin bu mu? Ben de ikindi namazını kaçırdım, diyeceğini sandım’ demiş.”

İki nimet vardır ki insanların çoğu bu nimeti kullanmakta aldanmıştır, bunlar sıhhat ve boş vakittir. İnsanoğlu zamanının kıymetini bilse boş işlere yeltenmez, çünkü daima mühim işlerle meşgul olur. Hz. Ali (ra) bu konuda şöyle diyor: “Çalışanlar kötülük etmeye vakit bulamazlar, çalışmayanlar ise kendilerini kötülüklerden alıkoyamazlar.” Peki diyeceksiniz ki biz hep çalışacak mıyız, hep ibadet mi edeceğiz, hiç dinlenme olmayacak mı? İşte tam da burada Hz. Hüseyin’den (ra) rivayet edilmiş şu sözü söylemek çok uygundur herhalde, şöyle diyor: “Hayatınızı; iş, ibadet ve keyif diye üç kısma ayırın. Bunlar yekdiğeriyle ayakta kalır ve yine bunların her biri, diğerine kuvvet verir.” Buradan da anlaşılacağı üzere müslüman kişi sadece namazını kılan kişi değildir. Geçinmek için iş gerekli, Allah’a yaklaşmak için ibadet ve gönlümüzü hoş etmek için helal dairesinde keyif elzemdir. Hayatınızda herhangi biri veya ikisi yok ise, diğerleri de yoktur.

Netice olarak bu 70, 80 maksimum 100 yıllık (kısacık) yaşamımızı tabiri caizse Allah yolunda tüketmeliyiz, gereksiz işlerden yüz çevirmeliyiz. Zaten bir müslümanın lügatinde “boş vakit” diye bir terim olmaması gerekir. Bir işi bitti mi başka bir işe yönelmesi gerekir. Eğer bir amelin sonunda uhrevi bir kazanç yoksa o iş, müslümanı ilgilendirmeyen bir iştir.

Rabbim bizi dinimize fayda vermeyecek şeylerle uğraşanlardan eylemesin, bizi bu kısacık ömrümüzde ahiretini düşünüp, vaktini en iyi şekilde değerlendirenlerden eylesin!

Selam ve dua ile…

 

Hasan ADIBELLİ

[ Benzer Yazılar ]
  • kardes_tercihi

    Kendimizi Hiç Hesaba Çekiyor muyuz?


    “Sevdiğiniz şeylerden infâk etmedikçe, aslâ birr’e (yani hayrın kemâline) erişemezsiniz. Her ne infâk ederseniz; şüphesiz Allah, o[...]
  • Fettö Gitti Ama Zulmü Devam Ediyor

    Fettö Gitti Ama Zulmü Devam Ediyor


    Ülkemizde 28 Şubat darbe süreciyle birlikte Müslümanlara yönelik bir karalama, kumpas ve cadı avı hareketi başlatıldı. Direk medya tar[...]
  • Kalbimizde Rabbimizi Görebilmek İçin


    Bildiğimiz üzere biz insanlar; ruh, nefis ve akıldan müteşekkil olup topraktan yaratılmış varlıklarız. Bu sebeple akıl yoluyla nefsimi[...]
  • Bizlere Hep Böyle Dediler


    Dediler ki onlar şucudur gitme onların yanına. (Onlar şu cemaattenddir ) Onlar dinde çok aşırı gidiyorlar dediler. (Misvak, Takke, Nafile[...]
[ Ne Demişler ? ]


Yazılarda Arama Yap !
Instagram'da takip et !
    Kalbe Sığdırılan Kainat
    Kalbe Sığdırılan Kainat
  • Gönüller Fatihi Büyük Üstad'a
  • Bekle Beni
Twitter'da Takip Edin !

  • Google Plus Profilim
    Tavsiye Bağlantılar