11
Ocak
2016
Yorum Yok
GençlikGenelİslamSiyer
Okunma

Siyer Denilince

Siyer Denilince

Siyer denilince, daha doğmadan babasını ve ardından tek tek yakınlarını kaybeden, boynu bükük, mahzun bir çocuk, Muhammed bin Abdullah Aleyhissalâtu wesselam gelir akla…

Siyer denilince gittiği her yere bereketiyle giden, insanların sevgisini kendinde toplayan, genç yaşına rağmen kendisine saygı duyulan ve sözü dinlenen, kendisine bir iş teslim edildiğinde ya da bir görev verildiğinde o işi eksiksiz yerine getiren, koca insanların neredeyse ortalığı kan gölüne çevirecekleri bir anda ender zekâsıyla çözümler bulan Muhammed-ul Emin Aleyhissalâtu wesselam gelir akla…

Siyer denilince toplumun hayâsızlık, iffetsizlikte sınır tanımadığı bir noktada, Yusuf kadar güzel yüzlü olmasına rağmen ve bu konuda her türlü imkâna sahip olduğu bir durumda Rabbinden korkan hayâ dolu bir peygamber gelir akla…

Siyer denilince hayatın her alanında olduğu gibi ticarette de güvensizliğin had safhada olduğu, insanların kendi kardeşlerine bile güvenemediği bir ortamda dönemin en zengin tacirlerinden Tahire’nin(r.a.) kendisine bütün malını hiç çekinmeden emanet edebildiği dürüst peygamber gelir akla…

Siyer denilince kendisinden yaşça çok büyük olmasına rağmen, toplumda iffet ve haya timsali bir hanımla hiç tereddüt etmeden evlenen, müminlere örnek olacak anlayış, saygı ve sevgi üzere bina edilmiş bir aile gelir akla…

Siyer denilince daha vahiyle tanışmamış olmamasına rağmen haksızlıkların karşısında duran, mazlumun hakkını zalimden almak için elinden geleni ardına koymayan faziletli peygamber gelir akla…

Siyer denilince yaşadığı toplumun çirkinliklerine bulaşmamış ve bu toplumun yanlışları üzerine düşünen, bu gidişata bir dur denilmesi gerektiğine inanan ve bunun için insanların işlediği haramlardan uzak kalmak, rabbine yaklaşmak ve de insanlığın halini tefekkür etmek için günlerce mağaralarda yalnız başına kalan kurtuluş peygamberi gelir akla…

Siyer denilince vahyin ilk heyecanını üzerinden atar atmaz, üzerindeki örtüyü kaldırıp kolları sıvayan, Rabbinin emrini yerini getirmek için başta ailesi olmak üzere yakın çevresindeki dostlarını davaya kazandırmak için çalışan hidayet peygamberi gelir akla…

Siyer denilince toplumun hiçbir kesimini ayırt etmeden erkek–kadın, genç–ihtiyar, zengin–fakir, hür–köle herkesi kabul eden ve aralarına fark koymadan eşit muamele eden adalet peygamberi gelir akla…

Siyer denilince davası uğruna kendisine tabi olanlarla beraber en önde sıkıntılara göğüs geren, işkence gören, hor görülen, en yakınları tarafından kendisine düşmanlık edilen buna rağmen bir adım bile geri atmadan sebat gösteren direniş peygamberi gelir akla…

Siyer denilince davası yok olmasın,  daha geniş topraklara yayılsın diye yeni yurtlar arayan ve gittiği bir yerde şehrin akılsızlarınca taşlanan, yaralanan, buna rağmen iman ederler ümidiyle helak edilmelerine razı gelmeyen merhametli peygamber gelir akla…

Siyer denilince şehre gelen ticaret kervanlarının çadırlarını ziyaret edip bıkmadan usanmadan, gece gündüz demeden, birinden kovulduktan sonra üşenmeden diğerine gidip onlara davasını anlatan azim dolu bir peygamber gelir akla…

Siyer denilince yürüdüğü bu zorlu yolda kendisine destek olan biricik sevdiklerini tek tek kaybeden hüzün dolu peygamber gelir akla…

Siyer denilince yaşadığı toplum dinini yaşamasına izin vermediği için çok sevdiği toprakları geride bırakıp her gün daha da büyüyen davasını yaymak için hicret eden muhacir peygamber gelir akla…

Siyer denilince savaşlarda kahramanca çarpışan bir asker, ordusunu en iyi şekilde organize eden bir komutan, düşmanın yapacağı hamleleri önceden tahmin edip ona göre tedbir alabilen strateji uzmanı bir peygamber gelir akla…

Siyer denilince istişare eden, kendisine tabi olanların görüşüne kulak veren, gerektiğinde kendisi faklı düşündüğü halde müntesiplerinin istediği gibi karar veren bir peygamber gelir akla…

Siyer denilince Âlemlerin Rabbi kendisine her türlü dünyevi imkânı sunabileceği halde, güzel tahtları ve sarayları bir kenara itip hükümdar peygamber olmak yerine kul peygamber olmayı tercih eden kuru ekmek yiyen kadının oğlu gelir akla…

Siyer denilince İslam’ın şiarlarına dil ve el uzatanlara karşı Rabbinin emirlerini hiç çekinmeden uygulayan kâfirlere karşı şiddetli, müminlere karşı ise merhametli olan peygamber gelir akla…

Siyer denilince “Sizin hayır gördüklerinizde şer, şer gördüklerinizde hayır olabilir” düsturunu kendisine ölçü alıp kimsenin sonucunu bile tahmin edemeyeceği adımlar atarak müminlere fetih yolunu açan basiretli bir peygamber gelir akla…

Siyer denilince kendisine ve dava arkadaşlarına yapılan işkencelere rağmen, eline fırsat geçtiği halde Yusuf misali “bugün size kınama yoktur” diyen hataları affedici bir peygamber gelir akla…

Siyer denilince insanların çokluklarıyla övündükten sonra sıkıntıya düştüğü ve gerisin geriye kaçtıkları bir anda Rabbine dayanıp bir adım bile geri atmadan aksine devesini ileri doğru sürüp düşmanın üstüne yürüyen şehadete sevdalı cesaret dolu bir peygamber gelir akla…

Siyer denilince akrabaya, yoksullara, yetim ve öksüzlere, yardıma muhtaç her kim varsa onlara sahip çıkıp kollayan bir peygamber gelir akla…

Siyer denilince çocukları öpüp koklayan, onlarla çeşitli oyunlar oynayıp şakalaşan sevgi dolu bir peygamber gelir akla…

Siyer denilince yakınlarını, dostlarını, sevdiklerini ve evlatlarını kaybettiğinde gözyaşı döken peygamber gelir akla…

Siyer denilince cahiliyeden kalma bütün adetleri ayaklar altına alan, kadın haklarını gözetmeyi emreden, sanki bugünleri önceden görmüşçesine veda hutbesinde Müslümana Müslümanın kanını haram kılan ve bizlere Kuran ile Sünneti emanet bırakan ahir zaman peygamberi gelir akla

Siyer denilince müşrikler hoşlanmasalar da İslam’ı bütün dinlere üstün kılmak için hidayet ve hak din ile gönderilen peygamber gelir akla…

Siyer denilince karanlığa mahkûm olan dünyayı aydınlığa çıkaran bir güneş, mazlumları zalimlerin elinden kurtaran bir hami, zenginlerin yoksulları yok saydığı bir toplumda umut kapısı, cahiliye erkeğinin egemenliğinde bir paçavra kadar değeri olmayan, utanç kaynağı sayılan ve hatta daha küçük yaşta diri diri gömülen kadının ayakları altına cenneti seren, zalimlerin saltanatını yerle bir eden ve insanların kendi elleriyle evlerinde veya zihin dünyalarında oluşturdukları putları yerle yeksan eden bir devrimci peygamber gelir akla…

Ve siyer denilince Âdem (a.s.) gibi Rabbine yakaran, her daim istiğfar eden, Nuh (a.s.) gibi bıkmadan usanmadan davası için çalışan, İbrahim (a.s.) gibi putlar kıran ve İsmaillerini (a.s.) feda eden, Yusuf (a.s.) gibi iffetini koruyan ve kendisine kötülük yapanları bağışlayan, Eyyub (a.s.) gibi zorluklara sabreden, Süleyman (a.s.) gibi adaletle hükmeden peygamberlerin sonuncusu gelir akla…(Söz ve Kalem Dergisi)

[ Benzer Yazılar ]
  • Erkeğin Tesettürü Nedir

    Erkeğin Tesettürü Nedir?


    Erkeğin Tesettürü mü!? Evet kardeşim örtünmek sadece bayan kardeşlerimize has değil, unutmamalıyız ki Yusuf’u Hz. Yusuf yapan nefsin[...]
  • Söyle Ey Can

    Söyle Ey Can


    Ey Can Bir ibret mektebi şu cümle âlem, Gir ve Oku bu mektebi ey evladı Âdem. Nakış nakış işlemiş her zerreyi yüce kalem, Canlı-cans[...]
  • Muhammedi Baharlar


    Soğuk bir kış akşamıydı. Ailece yenen yemekten sonra evin babaannesi etrafına torunlarını toplamış, onlara her zaman olduğu gibi yine[...]
  • kardes_tercihi

    Kendimizi Hiç Hesaba Çekiyor muyuz?


    “Sevdiğiniz şeylerden infâk etmedikçe, aslâ birr’e (yani hayrın kemâline) erişemezsiniz. Her ne infâk ederseniz; şüphesiz Allah, o[...]
[ Ne Demişler ? ]


Yazılarda Arama Yap !
Instagram'da takip et !
    Kalbe Sığdırılan Kainat
    Kalbe Sığdırılan Kainat
  • Gönüller Fatihi Büyük Üstad'a
  • Bekle Beni
Twitter'da Takip Edin !

  • Google Plus Profilim
    Tavsiye Bağlantılar