10
Mart
2017
Yorum Yok
GençlikGenelİhsanİslam
Okunma

Sıdk ve Sadakat

Sıdk ve Sadakat

Bismillahirrahmanirrahim

Allah’a ve O’nun Resûlü’ne iman edenler; işte onlar Rableri katında sıddıklar ve şehidler (veya şahid)lerdir. Onların ecirleri ve nurları vardır. İnkâr edip ayetlerimizi yalanlayanlar ise; işte onlar da cehennem halkıdır.” (Hadid: 19)

Sıdk insanı birr’e (Allah’ı razı edecek iyiliğe) götürür, birr de cennete götürür. Kişi, doğru söyler ve doğruyu arar da sonunda Allah’ın indinde sıddık (doğru sözlü) diye kaydedilir. Yalan da kişiyi haddi aşmaya götürür. Haddi aşmak da ateşe götürür. Kişi yalan söyler ve yalanı araştırır da sorunda Allah’ın indinde yalancı diye kaydedilir.” (Buhari)

Doğruyu konuşma, dürüst ve emin olma, verilen söze bağlı kalma, ihlaslı ve samimi olma anlamlarına gelen sadakat, hayatın bütün alanlarında dosdoğru olmayı gerektirir.

Allah Teâlâ’nın emirlerine uymak, beyan buyurduğu kural ve kaideler çerçevesinde hayatı sürdürmek, insanların hak ve hukuklarına riayet etmek sadakatin gereğidir.

İnsanlarla muameleyi doğruluk üzerine bina etmek, dostlukları ihlas ve sadakat üzere inşa etmek, muamelelerde Allah Teâlâ’nın rızasını esas almak ve doğruluktan ayrılmamak sadakat sahibi Müslümanların vasıflarındandır. Her zaman Müslümanların hayır ve iyiliklerini istemek, Allah için sevip Allah için buğz etmek, her türlü bela ve musibete rağmen dosdoğru yolda yürümeye azmetmek sadakatin göstergesidir.

Sadakat, Allah Teâlâ’nın emirlerine riayet etmek ve dinin sınırlarını esas alarak yaşamaktır. Sadakat sahibi insan, Allah’ın istediği şekilde hayatını sürdürmeye çalışır. İçi ve dışı bir olup amelleri düşünce ve duygularıyla paralellik oluşturur.

Sadakat, Mü’minin yüce ahlakının dayanaklarındandır. Mü’minler düşüncede, konuşmada, verdikleri sözlerde ve amelde sadık insanlar olup emanetlerde ve ahitlerde vefalı davranırlar.

Mü’minin hayatını kuşatan sadakati birkaç kısma ayırmak mümkündür:

Düşüncede sadakat. Hayatın doğruluk üzerine şekillenmesi için öncelikle düşüncemizin doğru olması gerekir. Düşüncedeki sadakat hayatın bütün alanlarına yansır ve şahsiyetin sadakatli olmasına yol açar. Düşünce doğruluk üzerine bina edildiğinden, ikiyüzlülük, yalan ve sahtekârlık gibi vasıflardan bahsedilmez. Sadece hak çizgisi çerçevesinde düşünülür ve hakkın hakim olması için çalışılır.

Söz ve ifadede sadakat. İnsanın ruhu doğrulukla kuşanınca ve şahsiyeti ihlas üzerine bina edilince, söz ve ifadeler sadakatle hem dem olur. Dil, her zaman hakkı gözetlediğinden nelerin nerede konuşulacağını bilir ve her yerde hakikati dillendirmek için çabalar. Burada yalanın ve boş şeylerin yeri yoktur.

Sözde doğru olmak, dili kötü ve yanlış şeyleri ifadeden uzak tutar. Sadakat, hizmet ehlinin en güçlü ve en bariz özelliği olmalıdır. Sadakat sahibi olmayanların işlerinde hayır ve bereketten söz edilemez. Düşünce ve söz doğru olunca ve niyet doğruluk üzerine bina edilince, muhataplarda güven duygusuna yol açar ve davetçinin mesajını can kulağıyla dinlemelerine neden olur.

Bir diğeri ise niyette sadakattir. Sadıkların, düşünce ve sözleri doğru olduğu gibi niyetleri de doğruluğa dayanır. Salih amellerden başka şeylerin ardına düşmezler. Hak üzere olan niyetleri geçici şeylere gönül bağlamalarına ve dünyalıklar için ömür tüketmelerine müsaade etmez.

Allah Teâlâ’nın dinine hizmet için çabalayanlar tavır, davranış ve bütün işlerinde doğruluğu esas alırlar. Söz ve hareketleri uyumludur. Allah’ın rızasını gözetlediklerinden, adımlarını O’nun koyduğu kurallar çerçevesinde atarlar. Dostlukları ve arkadaşlıkları doğruluk üzerine şekillenmiştir. İlişkilerinde maddi menfaat elde etme düşüncesi yoktur. Allah için sever, Allah için buğz ederler.

En katı kalpli insanlar bile doğruluk ve sadakatle karşılaştıklarında, en azından dinler ve kulak verirler. Dolayısıyla sadakat birçok kilidi açan güçlü bir anahtardır.

Sadakat, salih insanların vasfıdır. Bir mü’minin Allah Teâlâ’ya yaklaşması ve iyi bir kul olmasının yolu sadakatten geçer. Toplumu kuşatan bunca tehlikeler ve gençleri felaketlere sürükleyen bozguncu rüzgârların önünde, dinlerine ihlasla sarılan doğru insanlar durabilir.

Sıdk, peygamberlerin bir sıfatıdır. Şahsiyetleriyle ve insanlara sundukları ilahi mesajla sadakat timsali olmuşlardır.

Sahabe–i Kiram’ın en bariz özelliği her yönüyle sadık insanlar topluluğu oluşlarıydı. Özleri ve sözleri bir ve hayatları doğruluk üzerine bina edilmiş bu güzide sadıklar topluluğu kıyamete kadar insanlığın önünü aydınlatmaktadır.

–Müslümanlar, bütün işlerini ve ilişkilerini doğruluk üzerine bina etmeli, zahiri olarak zararlarına neticelense dahi doğruluktan ayrılmamalıdırlar.

–Sıdkın zıddı olan yalancılık ve sadakatin zıddı olan ihanet şeytan ve taraftarlarının vasıfları olduğundan Müslümanlar, hayatlarının bütün merhalelerinde bu çirkin sıfatlardan uzak durmalıdırlar.

–Müslümanlar düşünce ve amellerini doğruluk üzerine bina etmeli, emanetlerinde ve ahitlerinde vefalı davranmalıdırlar.

–Sadakat, Allah Teâlâ’nın dinine hizmeti hedef edinenlerin değerli bir sermayesidir. Söz ve hareketlerimizi doğruluk üzerine bina etmeliyiz ki çalışmalarımız bereketlensin ve sözlerimiz muhataplarımız üzerinde etkili olabilsin.

–Müslümanların birbirlerine karşı güvensizlikleri ve zayıflayan duyarlılıkların temelinde yitirilen sadakatin büyük etkisi bulunmaktadır. Bütün bu eksikliklerin ilacı ve yol azığı olarak doğruluğu görmeli ve bunda en küçük bir ödün verilmemelidir.

–Zulmün karşısında durmak, haram ve günaha karşı mücadele etmek için çalışan gençlerin enerji kaynağının iman, en bariz vasıflarından birinin de doğruluk olduğu unutulmamalıdır.

Rabbim bizi hayatın bütün alanlarında ve her işinde doğruluğu esas alarak Müslüman kardeşleriyle sıkı sıkıya kenetlenenlerden eylesin.

Allah’a emanet olun.

 

Söz Ve Kalem Başyazı

[ Benzer Yazılar ]
[ Ne Demişler ? ]


Yazılarda Arama Yap !
Instagram'da takip et !
    Kalbe Sığdırılan Kainat
    Kalbe Sığdırılan Kainat
  • Gönüller Fatihi Büyük Üstad'a
  • Bekle Beni
Twitter'da Takip Edin !

  • Google Plus Profilim
    Tavsiye Bağlantılar