11
Ağustos
2014
Yorum Yok
İslamMakalelerŞehadet
Okunma

Allah Yolunda Yaptığım İş İçin Asla Özür Dilemem

Allah Yolunda Yaptığım İş İçin Asla Özür Dilemem

1906’da Mısır’ın Asyut kasabasında doğan Seyyid Kutup, aslen Arabistanlıdır. Anne ve babası da çok dindar ve takva sahibi insanlardı. Seyyid Kutup, annesinin yoğun istek ve teşvikiyle küçük yaşlarda Kuran’ı ezberledi.

İlk eğitimini aile içinde aldıktan sonra, el-Ezher’de orta ve lise tahsilini yaptı. Daha sonra Daru’l-Ulum Fakültesi’ni bitirdi. 1933’te aynı fakültede edebiyat dalında  öğretim  görevlisi  olarak  çalışmaya  başladı.  O  dönemde  “Yeni  Fikir” adı altında bir dergi çıkardı. 1941’de sosyoloji doktorası yapmak üzere Maarif Vekâleti tarafından Amerika’ya gönderildi. Yine aynı dönemlerde Müslüman Kardeşler  cemaatiyle  birtakım  ilişkilere  girmişti.  1945’te  Amerika’dan  döndükten bir süre sonra da, tamamen bu cemaate katıldı.

Kendi hayatını iki döneme ayıran Seyyid Kutup, cahiliye dönemi diye adlandırdığı dönemde, sosyalizmden etkilenmiş ve bu etkileşim doğrultusunda da üç roman yayınlamıştır.

1950-1960’lı yıllarda kapitalizme, sömürüye ve zulme karşı sosyalizm yükselen bir değer olarak görülüyordu. Türkiye’de yaşayan Müslümanlar tarafından sosyalizme karşı herhangi bir muhabbet oluşmazken, Arap dünyasında sosyalizm çekici bir kavram olarak “İştirakiyye/bölüşümcülük”diye tercüme edilmişti. İlk sosyalist olarak da meşhur sahabi Ebu Zer gösterilmişti. Yapmacık süslere bezenmiş sosyalizm, bu nedenle Araplar içerisinde yer etmişti. Şehid Seyyid Kutup ta bu etkileşiminden nasibini almıştı.

Cahiliyeden Hidayete…

Mısır’da Müslüman Kardeşler Teşkilatı ile tanışana kadarki hayatı sosyalizm ile geçen şehidin, ikinci dönem diye adlandırdığı hayatının tamamı ise büyük fedakârlıklarla verilen mücadele ile doludur.

27 Kasım 1954 yılında Mısır’ın devlet başkanı Cemal Abdunnasır’a  suikast  girişimi  düzenlediği  gerekçesi  ile birçok İhvan-ı Müslimin üyesi tutuklanmıştı. O dönemde  İhvan’ın  saflarında  olan  Seyyid  Kutup  ta  tutuklanmıştı.  Yapılan  yargılama  neticesinde  on  beş  yıl  hapse mahkûm  olan  Seyyid  Kutup,  on  yıl  zindanda  kalarak 1964  yılında  Irak  devlet başkanı  Abdusselam’ın  talebi ile serbest bırakılmıştı.

Zindandan çıkan Seyyid Kutup, 1965 yılında çıkardığı “Yoldaki İşaretler” kitabı nedeniyle tekrar tutuklandı. Çıkardığı bu kitap nedeniyle  Seyyid  Kutup,  idama  mahkûm edilmişti.  İdam  kararı  ile  beraber Seyyid  Kutup’a  dünyanın  dört bir yanından destekler gelmeye başlamıştı.

Pakistan’da  Cemaat-i  İslami  üyeleri  tarafından  Seyyid Kutup’a  destek  yürüyüşleri  tertip  edilmişti.  Ayrıca  İngiltere’de Rabitatül İslam, Lübnan’da Cemaat-i İslâm  Teşkilatı,  Ürdün’de  birçok  dini şahsiyetler, Sudan’da Seyyid El Fasi ve İstiklal partisi başkanı Ahmed el-Hatib, Irak’taki Rabıta’nın başkanı Şeyh Zehavi ve birçok İslâm âlimi Abdunnasır’ı bu  kararından  dolayı  kınamış  ve  vazgeçmesi  için  ikaz etmişlerdi.

Seyyid  Kutup’un  idam  kararı  birçok  İslam  ülkesinin gazeteleri  tarafından  manşetten  duyurulmuştu.  Dünyanın  dört  bir  yanından  Seyyid  Kutup’a  destek  açıklamaları  geliyordu.  Bütün  bu  tepkilere  rağmen  Seyyid Kutup, 29 Ağustos 1966’da idam kararı infaz edilmiş ve bir İslam âlimi daha darağacında şehid edilmişti.

“Kalem sahipleri büyük işler başarabilirler, ancak fikirleri  uğruna  canlarını  feda  etmek  şartıyla…!” diyordu  Şehid  Seyyid  Kutup…  İnandığı  İslam  davası uğruna  canını  feda  ederek  bu  sözünü  fiili  bir  şekilde göstermişti.

İhvan’ın  “Fikir  Elemanı”  olarak  adlandırılan  Seyyid Kutup’un ön plana çıkan en büyük özelliklerinden biri tavizsiz imanıydı. Cemal Abdunnasır’dan özür dilemesi durumunda serbest bırakılacağı yönündeki teklifleri“Eğer idamı hak etmiş olarak hakkın emri ile ipe çekiliyorsam buna itiraz etmek haksızlıktır. Eğer batılın zulmüne kurban gidiyorsam, batıldan merhamet dileyecek kadar alçalamam”diyerek reddediyordu.

Seyyid  Kutup’u  mücadelesinden  vazgeçirmek  için her  yola  başvuran  çağdaş  Firavun  Abdunnasır,  şehidin en yakınlarını tutuklayarak gözleri önünde işkence yaptırıyordu. 25 yaşındaki yeğeni Rıfat Bekr eş-Şafii’yi Seyyid Kutup’un gözleri önünde işkence ile şehid etmelerine  rağmen  taviz  vermeyen  Kutup,  işkencelerin  en büyüğüne maruz kalıyordu.

Bununla  da  yetinmeyen  Firavunlar, Seyyid Kutup’un kız kardeşi ve aynı zamanda Seyyid Kutup’un gözleri  önünde  şehit  edilen  Rıfat’ın annesi Nefise Kutup’u ve diğer kız  kardeşi  Emine  Kutup’a  da türlü  türlü  işkenceler  yaptılar. Bütün  bu  olanlara  rağmen  Cemal  Abdunnasır’a  boyun  eğmeyen  Seyyid  Kutup,  bu  özelliği  ile Kuran’ı yaşayarak tefsir etmişti.

Bir  insanın  dayanamayacağı  böylesi işkencelere  “Kuran’ın  Gölgesinde”  sabretmiş ve  zalimlere  boyun  eğmemişti.  Bu  yönü  ile  İslam  davetçilerine  inandıkları  hak  dava  uğruna  canlarını  feda etmenin ve İslam’dan taviz vermemenin ne demek olduğunu, verdiği bedel ile kanıtlamıştı. Şehid Seyyid Kutup, Allah yolunda yaptığı iş için pişman olmayacağını cellâtlarına söyleyerek onlardan daha uzun yaşayacağını göstermiştir. Seyyid Kutup’un idam edileceği zaman cellâtlarına söylediği şu sözler tarihe altın harflerle kaydedilmiştir:

“Eğer Allah kanunu ile mahkûm edilmişsem ben Hakk’ın  hükmüne  razıyım.  Eğer  batıl  kanunlarla mahkûm olmuşsam  ondan çok daha üstün  bir  dü-şünceye  sahip  olduğum  için  batıldan  ve  münafıklardan  merhamet  dilemem.  Allah’a  şükürler  olsun ki  on  beş  sene  cihad  ettikten  sonra  bu  mertebeye ulaştım.  Ben  Allah  yolunda  yaptığım  iş  için  asla özür dilemem. Namazda Allah’ın birliğine şehadet eden parmağım asla bir tağutun hükmünü onaylayan tek bir harf bile yazmayacaktır.”

söz & kalem Dergisi Ağustos-2014/Ömer Faruk BİLMEZ

[ Benzer Yazılar ]
  • siyaset

    Siyaset; Vicdan, İlke ve Onur(Bir Hikaye)


    “Vakti zamanında, iktidara karşı son derece mantıklı bir muhalefet geliştiren Poli Tika adında bir zat yaşarmış. Bu beyefendi işleri[...]
  • Erkeğin Tesettürü Nedir

    Erkeğin Tesettürü Nedir?


    Erkeğin Tesettürü mü!? Evet kardeşim örtünmek sadece bayan kardeşlerimize has değil, unutmamalıyız ki Yusuf’u Hz. Yusuf yapan nefsin[...]
  • Ehl-i Beyt Kimdir?


    Peygamber Efendimizin: ”Ehl-i Beyt’imi de beni sevdiğiniz için sevin”  buyruğundaki övgüsüne mazhar olan Ehl-i Beyt kimdir? Osman N[...]
  • eğer kokuyorsanız parfum kullanın

    Eğer Kokuyorsanız Parfüm Kullanın!


    Evet… Yanlış duymadınız, bu başlık dönemin Avrupa’sının  parfüm  dükkânlarında  müşteri  çekmeye yönelik  bir  reklam[...]
[ Ne Demişler ? ]


Yazılarda Arama Yap !
Instagram'da takip et !
    Kalbe Sığdırılan Kainat
    Kalbe Sığdırılan Kainat
  • Gönüller Fatihi Büyük Üstad'a
  • Bekle Beni
Twitter'da Takip Edin !

  • Google Plus Profilim
    Tavsiye Bağlantılar