17
Şubat
2014
Yorum Yok
MakalelerŞehadet
Okunma

O Yarin Umutları!

o yarin umutları

Allah’ın adıyla… 

Zaman lapa lapa karların yağdığı, zaman kardelenlerin karı delip çiçek açtığı zaman olunca Ocak gelir akıllara… 

Mevsim kara kış, diyar ırak olunca; hasret, gurbet, hicret yakar yüreği bir anda… 

On yediyi gösterirken takvim yaprakları; kalbi yakan, yaralayan sesler, acımasız kurşunlar saplanıverir müminin bağrına… Kardelenlerin üzerine kan düşer damla damla… Kar kızıllaşır, kar kanla ıslanır, kar kana boyanır… Ya yürekler nasıl dayanır buna? 

Bir haber gelir Ocak’ın ayazında. Şehit olmuş can, şehit olmuş yâr, ulaşmış Rahman’a. Yer ağlıyor, gök yasta. Dünya dar, dünya zindan… O yâr olmadan virandır dünya. Nefes daralıyor, gözler donuklaşıyor, kalp hızla çarpıyor, yumruk yumruk eller, gözler dolmuş yaşla. İnanamıyor kimse… 

O bizi bırakıp gitmez, bırakmaz bizi bir başımıza.” 

Parmaklıklar ilk kez boğuyor Yusufileri. Muhacirler ilk kez yaşıyor hasreti. Hem acıyı hem yalnızlığı tadıyor yabancı topraklarda. O, kanat çırpmıştı çünkü Rahman’a yeşil kuşun kursağında. O yoktu artık, ulaşmıştı kendinden önce şehadete eren dozvanlarının, talebelerinin yanına. Özlem gidermişti Ata’yla, Abdusselam’la, İbrahim Hoca’yla. Bir bir kucaklaşmıştı Küçük Ali’yle, Şehid Aziz’le, Şehid Zeki’yle ve Susa’nın kurbanlarıyla. Ama biz şimdi onsuz kalmıştık tek başımıza… 

O yâr gitmişti gerçek dosta. Ve kutlu bir davayı, ardından nurlu bir sevdayı yüklemişti omuzlara. Karanlıklarda dalgalandırdığı tevhid sancağını her Muhammedi yüreğe nakşetmişti Allah’ın yardımıyla. Şimdi de “La İlahe İllallah” bayrağını devrediyordu ki tevhid bayrağı dalgalansın meydanlarda… 

Acıydı, yürek yakıcıydı onun gidişi ama o yârin Resul-i Zişan’dan aldığı emanet vardı omuzlarda. Bunu hatırladı Muhammedi, ürperdi baştan sona. Önce gözlerdeki sıcak yaşlar gitti, kalbin en derin yerlerinde saklandı. Ve imanın parladığı gözler keskinleşti, öfkeyle baktı tağuta. Ardından ayağa kalktı Muhammedi, “Allah-u Ekber” diye haykırdı ve devraldığı sancağı yükseltti semaya. Onun sözünü hatırladı sonra. O yârin “ey héviya minî bist salî” deyişini, sözler düğümlendi boğazında. O gitmişti görevini bitirmişti layıkıyla, hakkıyla. Kanıyla… 

O gitmişti ama Allah vardı arkalarında. Rabb-i Rahim’in davası vardı omuzlarda. O yârin yirmilik umutları yeşermeliydi gülistanda, cihanda… 

Allah’ın davasına talip olduklarını bütün zalimlere ve tüm cihana haykıran Muhammediler omuzladıkları emaneti köy köy, şehir şehir yaydılar tıpkı onun gibi ilk günkü heyecanla. Önce evlerde, salonlarda yetmedi statlarda ve Allah’ın yardımıyla milyonluk meydanlarda haykırıyorlar; “La İlahe İllallah”. 

Yemin olsun ki Muhammedi, “Allah-u Ekber” diye haykıran müminleri gördükçe meydanlarda… O yârin “héviya minî bist salî” deyişini hatırlıyor ve elde olmadan “Allah-u Ekber” zikri dökülüyor her dudaktan, sıcak yaşlar görünüyor yanakta. Çünkü O gitmişti; umutlarını, bin bir zorlukla ve Aziz olan Allah’ın yardımıyla yetiştirdiği fidanlarını göremeden şehidler diyarına. O can gitmişti; kanla ıslanan beldelerimizde gül gibi yeşeren dozvanlarını göremeden şehidler katına. 

Onun göremediği, “yirmilik umutlarım” dediği an gelince hangi müminin duyguları kalkmaz ayağa? 

Evet, Huseyn şimdi yok aramızda. Bu yüzden acımız kapanamamış; aradan on dört yıl geçse bile kapanmaz, o acı taptazedir hâlâ. 

Doğru, onu bizden kopardılar. Ancak o yirmilik umutlarını, sevdasını omuzlayan dozvanlarını izliyor gülümseyerek; Resulullah (SAV) ile beraber cennet bağlarında. 

Gülistanın bağrında kıpkırmızı kanla sulanmış kırmızı güllerinin kokusunu duyuyor, tebessüm ediyor cennet bostanlarında… 

Huseyn’in Rabbine, Mevla’sına kanat çırptığı bu ayda, zamanda… Onun ve tüm şehadete kavuşmuşların şahitlikleri kutlu olsun bir kez daha. Kışın hem dondurduğu hem acısıyla yaktığı bu zamanda biz Huseyn dozvanlarından, sevdasını emanet alanlardan selam olsun Huseyncan’a… Hem ona hem Selehaddin yürekli Müslümanlara. 

Huseyn’in güzel umutları arasında ve sevdasını omuzlayabilenler topluluğunda olmak duasıyla… 

Beyzanur Erden / Nisanur Dergisi – Ocak 2014 (26. Sayı)

[ Benzer Yazılar ]
[ Ne Demişler ? ]


Yazılarda Arama Yap !
Instagram'da takip et !
    Kalbe Sığdırılan Kainat
    Kalbe Sığdırılan Kainat
  • Gönüller Fatihi Büyük Üstad'a
  • Bekle Beni
Twitter'da Takip Edin !

  • Google Plus Profilim
    Tavsiye Bağlantılar