31
Mart
2017
Yorum Yok
Alimlerin HayatıGençlikGenelİslam
Okunma

Müslümanlar Neden Bilimde Geri Kaldılar?

Müslümanlar Neden Bilimde Geri Kaldılar?

Bilim Nedir? Bu soruya yüzyıllardır cevap aranıyor ve her cevap bilime bir şeyler ekliyor buda bilimin birikerek ilerlemesini sağlıyor. Daha çok bilim geleneksel beceri uğraşları ve teknoloji ile ilgilidir. Yani bilim teknolojiyi doğurur. Teknoloji ise bizim günlük işlerimizi kolaylaştırmayı sağlayan pratikliktir. İlk insanlar –bu batı merkezli tarihin görüşüdür- mağaralarda yaşarken hayatlarını kolaylaştıracak arayışlar içine girdikleri öne sürülür. Hatta ilk insanlar mağaralarda yaşayan ve hayvanlardan farkları olmayan insanlar olarak Türkiye Cumhuriyeti ders kitaplarında hala işlenmektedir. Batı merkezli tarih hiç mi hiç umurumda değil çünkü biz ilk insanları ders kitaplarımızdan önce büyüklerimizin bize Hz Âdem’ i (a.s.) anlattıklarından biliriz. Batı merkezli tarih anlayışı insanları aşağılayıp aşağı bir durumdan var olduklarını öne sürmekte ve en güzel şekilde yaratılan insanı en aşağı şekilde önümüze seriyor. Hepimizin öncelikle bilmesi gereken konu; ilk insanlar asla mağarada hayvan gibi yaşayıp sonradan duvarda resimler çizerek, bataklık içinde yaşamamışlardır. Bilmemiz gereken husus Allah(c.c.) Hz Âdem’ e her şeyi öğrettiğidir. Bütün ilmi, Allah Hz. Âdem’e öğretmiştir hatta Allah(c.c.) melekleri bu ilk insana secde ettirmiştir. İşte insan Allah katında Eşref-i mahlûkattır. 

 

Neden bu konuya değindik diye soracak olursanız bilimin kökenlerine kadar inmek istediğimden dolayı bu konuya değindim çünkü asıl bilim Müslümanların çalışmalarıyla gelişmiştir buna özellikle değineceğiz.  Bu konu için Müslümanların en yakın altın çağı gayrimüslimlerin karanlık çağı olan Orta Çağa bakalım. Orta çağ Hıristiyan dünyasında dinin baskıcılığının çok fazla olduğunu görürüz. Din insan yaşamını sınırlandırılmıştır. Bunun sebebi tahrif edilmiş bir Hıristiyanlık anlayışıdır. Bununla birlikte yeni bir Hıristiyanlık anlayışı doğmuştur. Bütün düşünsel faaliyetlere karşı çıkılmış doğru bilgiye ulaşma dinin öğretileri şeklinde anlaşılmış. Skolâstik düşünce dediğimiz anlayış ortaya çıkmıştır. Dini, ilmi ve felsefi etkinlikleri yönlendiren Skolâstik düşünce veya yöntem önce din ve otoritelerinin düşünceleri karşı karşıya getirilir daha sonra uzlaşıp uzlaşmadıklarına bakılır. Neticede otoritenin din üzerindeki etkisi ağır basar. Galileo Galili gibi astronomi, fizik, matematik alanlarında filozof olan bir bilim insanı sadece dünya ve evren hakkında çalışmalar yaptığı için engisizyon mahkemelerinde yargılanıp ev hapsine alınmıştır. Müslümanlar bu dönemde bilimsel faaliyetlere hız vermeleri gerektiğini anladılar. Özellikle Abbasiler döneminde var olan eserleri anlayıp bunları geliştirmeye çalıştılar. Bu dönemde yoğun bir çeviri faaliyetlerine girişip bilim ve felsefe alanında atağa kalkmışlar eserleri Arapçaya çevirip anlamaya çalıştılar. Bu dönemde İslam dünyasında dönemin devlet adamları ve bizzat halife bilim çalışmalarına çok büyük katkılar yapmışlardır. Abbasi halife Me’mun, Cündişapur’da dönemin en büyük bilim evi olan Beytül Hikme (Hikmet Evi)  açarak bu bilim merkezine mütercimler ve birçok yerden bilim insanı davet edip bir araya getirmiştir. Vezir Erdeşir Bilgi Evi’ni kurdu. Nizamiye Medresesi ve ilk Koleji o dönemde kuruldu. Bu ve benzeri okullarda birçok alanda birçok Müslüman bilim adamı yetişmiştir.

 

İslâm dünyasında kültürün en yüksek seviyesine ulaştığı 11. ve 12. Yüzyıllar’ da yaratıcı fikirlere ve ilme hayranlık ve saygı artmış; sayısız kütüphane kurulmuş  ve kitap ticareti büyük ölçüde gelişmişti. Peki neden? Ne oldu da bilimin altın çağını yaşayan Müslümanlar günümüzde bilimden bu kadar uzak kaldılar. Aslında en önemli ve en genel nedenlerinden bir tanesi Müslüman bilim adamlarının seri üretime geçememesiydi. İcatlarını günlük hayatta kullanmamalarıydı yani bilimi teknolojiye çevirememeleridir. Yine bu dönemde Müslümanların daha doğrusu dünyanın korkutucu devleti olan Moğollar, Cengiz Han döneminde büyüyerek önlerine gelen bütün devletleri istila ederek Anadolu’ya doğru ilerlediler. Orta Asya’da doğan Moğollar hiç kimsenin gözünün yaşına bakmadan girdikleri her şehrin insanlarını katledip hiçbir eser bırakmadan yeryüzünü silip süpürmüşlerdir. Gittikleri şehirlerdeki kütüphaneleri, ilim merkezlerini, bilim adamlarını, kadınları çocukları yaşlıları acımasızca yok etmişlerdir. Bu konuyla ilgili ünlü bir bilim adamı şunu söyler: ‘’Moğolların yıktıkları kütüphanelerden birkaç kitap kaldı bununla uzaya çıktık. Eğer bütün eserler kalmış olsaydı şuanda uzayda top oynuyor olacaktık.’’ İşte aslında İslam medeniyetinin seviyesini görmemiz açısından anlamlı bir çıkarım. Daha sonra Abbasi devletinin yıkılması ve bu durumların yaşanması bilimi sekteye uğratmıştır daha sonraki nesle aktarılamamıştır. Avrupa’da yaşanan Rönesans, Reform hareketleri ve Coğrafi Keşiflerle birlikte batılılar sömürgecilik yaparak Müslümanların bütün bilimsel birikimlerine sahip oldular ve bu bilimsel faaliyetleri geliştirerek fabrikalaşma sürecine girdiler. Oryantalizm bu süreçte doğdu ve Müsteşrikler Doğu’nun bilimini kültürünü araştırmak üzere faaliyet gösterdiler. Sömürgecilik faaliyetleriyle birçok fakir ülkenin hammaddelerini sömürdüler haksız bir şekilde o ülkelerin kültürünü yozlaştırıp kendi dillerini kültürlerini benimsettiler. Tüm bunların yanında dönemin mevcut en büyük imparatorluğu Osmanlı sürece takip edemedi ve bu Osmanlının ömrünün azalmasında en büyük etken oldu.

Neticede Bilim ve teknoloji tamamen batı eksenli oluşmaya başladı ve Batılılar bunu ilerlettiler. Günümüzde mevcut Müslüman ülkelerin çoğunluğu bilim ve teknoloji de Batılı ülkelere bağımlıdırlar bundan dolayıdır ki tam bağımsız bir İslam ülkesi olarak kalınmıyor. Biz Müslümanlar inanıyoruz ki elbette Batılı İslam düşmanları her alanda mağlup olacakları gibi bilim ve teknolojide de mağlup olacaktır ama bu kendiliğinden olmayacaktır biz Müslümanların daha fazla çalışıp daha fazla okuyup her alanda olduğu gibi bilim ve teknoloji alanında da İslam’ı zirveye çıkarmalıyız bu bizim çalışmalarımızla olabilecek bir şeydir.

Rabbim bizleri muvaffak kılsın.

 

Kaynakça

  1. K. Padover Müslüman Kütüphaneleri

Bilim Tarihine Giriş Doç. Dr. Cevdet COSKUN

 

Ali Ekber AVCI

[ Benzer Yazılar ]
[ Ne Demişler ? ]


Yazılarda Arama Yap !
Instagram'da takip et !
    Kalbe Sığdırılan Kainat
    Kalbe Sığdırılan Kainat
  • Gönüller Fatihi Büyük Üstad'a
  • Bekle Beni
Twitter'da Takip Edin !

  • Google Plus Profilim
    Tavsiye Bağlantılar