11
Nisan
2015
Yorum Yok
GençlikİslamKonuk YazarlarMakaleler
Okunma

Kutlu Davanın Kutlu Yolcusuna(Mehmet Sudan)

Mehmet Sudan Hoca

KUTLU DAVANIN KUTLU YOLCUSUNA…(Muhammed SUDAN)

Yaşlı Seyda kaldığı hastane odasının penceresinin önünde oturmuş, derin düşüncelere dalmıştı. Garip duygular içerisindeydi. Vuslat saatinin yaklaştığını hissediyordu. Bu yüzden, hayatının muhasebesini yapmaya başlamıştı. Zindan ve muhaceret günlerini düşündükçe nur yüzünde tatlı bir tebessüm beliriyordu. Onca çile ve sıkıntı içinde geçen o günler, kendisine hüzün değil, bilakis mutluluk veriyordu. Çünkü o, yıllarını Rabb’inin rızası ve O’nun davası uğruna feda etmişti.
Hayalinde hiç unutamadığı şehit dava arkadaşlarının simaları beliriyordu. İşte o an gözyaşlarının akmasına engel olamıyordu. Dostlarından ayrılalı yılar olmuştu. Onları ne kadar da özlemişti. Hatıralar gözlerinde bir bir canlanıyordu. Bu hatıralar onu kâh güldürüp, kâh ağlatıyordu.
Yaşlı Seyda ve arkadaşları yıllarca İslami Dava uğruna destansı bir mücadele vermişlerdi. Bu uğurda büyük sıkıntılar çekmişlerdi. İşkenceler, zindanlar, iftiralar… Ama tüm bunlar ne onu, ne de dava arkadaşlarını yıldıramamıştı. İlden ile beldeden beldeye gidip durmadan davalarını anlatmışlardı. Bu azimli çalışmalar nihayet semeresini vermişti. Bu kutlu dava dalga dalga yayılıp, çığ gibi büyümüştü. Artık kara kışlar sona ermiş, mustazaf mü’minler nurlu baharlara kavuşmuşlardı.
Yaşlı Seyda ve onun gibiler sayesinde artık bu kutlu davayı yüklenecek nice yiğitler ve bu yolda can vermeye hazır binlerce sevdalı yürek var. Dün gizli kapaklı öğrenilen hakikatler, bugün meydanlardan tüm dünyaya korkusuzca haykırılıyor. Ak alınların teriyle sulanan bu çorak toprakta, artık laleler, güller yetişiyor.
Yapılan büyük fedakârlıklar ve ödenen nice bedeller sonucunda elde edilen tüm bu güzellikler karşısında yaşlı Seyda çok seviniyor, ama bir yandan da üzülüyordu. Seviniyordu, çünkü emekleri boşa gitmemişti. Uğruna hayatını adadığı bu kutlu dava artık hiçbir gücün durduramayacağı bir boyuta ulaşmıştı. Üzülüyordu, çünkü bir zemheride koparılan nadide gülü, can dostu bu güzellikleri görememişti. Artık ayrılık acısı yorgun yüreğine ağır geliyordu. Bir an önce şehit dostlarına kavuşmak istiyordu. Ve nihayet özlem bitmişti. Şimdi vuslat zamanıydı. Rahmet dolu bir bahar gününde Seydamız Muhammed Sudan Rabbine ve çok sevdiği dostlarına kavuşmuştu. O vuslata ererken bizim nasibimize hasret gülleri düştü. O gün arş bayram ederken yeryüzü yas tutuyordu. Ayrılığı acı gelmişti sevenlerine. Yetiştirdiği ve yetişmesine vesile olduğu yüzlerce talebesi ardında mahzun ve yetim kalmıştı.
Ey gözlerini ukbaya dikmiş güzel insan! Artık dostların büyük bir özlemle sana kavuşacakları günü bekliyorlar. Şunu bil ki seni unutmayacağız ve davanı sürdüreceğiz…

| Arzu AŞKIN |

[ Benzer Yazılar ]
  • Dil mi yoksa Tarih mi

    Dil mi yoksa Tarih mi?


    Kudreti ve yüceliği ile her şeye kadir olan RABBİ Zülcelal’in adıyla… Bana bu yazıyı yazdırmaya vesile olan hocama teşekkür ederim[...]
  • Sabır Sır Diyarbakır'da Bir Sur

    Sabır Sır Diyarbakır’da Bir Sur


    Bir gün kimsesiz sokaklardan geçeriz belki ağır ağır Sakladığımız acıları harbe dönüştürdük hayatımız yakıcıdır Bu yaşta b[...]
  • Selam Söyleyin Yasinime


    Ey Aminenin güzel kokan gülü. Bir şehit verdik adı Yasin Börü. Amed sokakları kana büründü. İzindeyiz ey Allahın Resulü.   Zalimle[...]
  • Muhammedi Baharlar


    Soğuk bir kış akşamıydı. Ailece yenen yemekten sonra evin babaannesi etrafına torunlarını toplamış, onlara her zaman olduğu gibi yine[...]
[ Ne Demişler ? ]


Yazılarda Arama Yap !
Instagram'da takip et !
    Kalbe Sığdırılan Kainat
    Kalbe Sığdırılan Kainat
  • Gönüller Fatihi Büyük Üstad'a
  • Bekle Beni
Twitter'da Takip Edin !

  • Google Plus Profilim
    Tavsiye Bağlantılar