20
Şubat
2015
Yorum Yok
KurdîMakaleler
Okunma

Tarihten güncele Türk ve Kürtlerin zorunlu kader yolculuğu (16 Türk devleti ve 16 Kürt devleti)

Türk ve kürt devletleri

Başbakan Sayın Davutoğlu’nun 25 Ocak’ta Diyarbakır konuşmasında vurguladığı Türk- Kürt tarihsel ilişkilerinin olumlu anlaşılmasının günceldeki sorunların çözümüne katkı sunacağı kuşkusuzdur. Türk tarihinin okullar başta olmak üzere işlenip öğrenilmesine karşın, maalesef Kürt tarihi ve Kürtler, özellikle de Anadolu’da yeterince bilinmiyorlar. Son dönemlerde red-inkâr politikalarının kalkmasına rağmen,  Kürtlerin tarihi üzerine örtülen perdeler tam olarak kaldırılmamıştır. Misalen Selahaddin-i Eyyubi, Ebu Müslim Horasani (Aslen Hemedanlı bir Kürt olmasına karşın, Abbasiler döneminde Horasan’da valilik yaptığı için Horasani lakabı ile bilinir.) İbn-i Teymiye gibi tarihi şahsiyetler, Kürt oldukları halde,  bazı kaynaklarca ve odaklarca, başka mensubiyetlere isnada çalışılması ayrı bir sorundur. Türk ve Kürtlerin zorunlu kader birliğinde, özellikle de İslam ümmetinin iki önemli unsuru olarak 1200 yılı aşkın bir tarihsel süreçte, Kürtlerin de tarihsel rollerinin ve gerçekliğinin bilinmesi, bugünkü Kürt – Türk kardeşliğinin canlanmasına olumlu manada etkileri olacaktır. Bu düşünceyle, Sayın Davutoğlu’nun tarihsel vurgusuna katkı olarak, Türkler açısından Kürtlerin tarihsel rolleri ve katkılarına değinilecektir.

KÜRT VE TÜRK    İLİŞKİLERİ İSLAM İLE BAŞLIYOR
1200 yılı aşkın Türk ve Kürt tarihsel birliğinde öncelikle iki hususu belirtmek durumundayız. Aşağıdaki detaylarda da bu görülecektir.

1- Türkler ve Kürtler arasında coğrafya ve hâkimiyet / idare paylaşımı sürekli sorunların ve çatışmanın ‘Ana Kaynağı’ olmuştur.

2- Kürt ve Türkler arasındaki çatışmaların durdurulmasında, sorunların giderilmesinde ‘İslam’ olgusu ‘Ana Zemin’ olmuştur. Bu durum, bugün için de geçerlidir.

Bilinenin aksine, Türk-Kürt ilişkileri,  Türklerin Orta Asya’dan çıkıp gelmesi ve 1071 deki Malazgirt Savaşı, yani Alp Arslan dönemi ile başlamaz. Tam aksine bundan bin 300 yıl öncesinde, İran’ın fethinden sonra İslam orduları ile beraber Müslüman Kürtlerin de Orta Asya’ya yönelmesi, aslen Hemedanlı bir Kürt olan Eba Müslim Horasani’nin(1) 750’de Horasan’a vali olmasıyla başlar. (750 yılında Emevilere karşı, Eba Müslim komutasında Abbasi ihtilali olur. Abbasiler başa geçer. Emeviler döneminde 653’te Horasan İslam coğrafyasına dahil edilmiştir. Eba Müslim’den önce Ubeyde b. Ziyad, Kuteybe B. Müslim Emevilerin Horasan valileridir.) Eba Müslim’in ordusunda önemli sayıda Kürt vardır.(2)

Türk ve Kürtlerin en önemli dirsek teması 751’deki Talas Savaşı’yladır. Kürtlerin de içinde olduğu Türklerin ve Müslüman ordularının birlikte Çin ordusunu ağır bir yenilgiye uğrattığı Talas Savaşı’nın Komutanı Ziya bin Salih, Eba Müslim’in yardımcısı ve komutanlarından biridir. (Maalesef sonra isyanı sebebi ile Eba Müslim tarafından öldürülür.) Kürtlerin Talas Savaşı’ndan, hatta Malazgirt’ten çok önemli katkıları, Rewwadi Kürt hanedanı ve yine bir Kürt beyliği olan Şaddadiler dönemindedir. Oğuz boyları henüz Selçuklu devletini kurmamışlarken, Gazneli ve Karahanlıların imha baskılarından Kürtlere sığınarak yok olmaktan kurtulmuşlardır.1028 yılında Gazneli Mahmut’tan kaçan 2000 çadırlık Türk boyları, Rewwadi Kürtlerine sığınmışlardır. Yine 1037’de Gazneli-Karahanlı ittifakından kaçan 10 bin çadırlık Türk boyları da Fadlewi Kürtlerine sığınmışlardır. Daha sonra burada ittifak kuran Türk ve Kürtler Kuzey Doğu Anadolu’dan Bizans’a baskınlar-akınlar düzenlemişlerdir. (3)
Bu konuların kolay anlaşılması için, İslam sonrası Kürt Hanedanlıklarının, durumunu kısaca bilmek lazım. Tekrar asıl konuya dönülecektir.

KÜRTLERİN İSLAM    TARİHİNDEKİ YERLERİ

-İslam Sonrası Kürt Hanedanları ve Devletleri. *

Kürtlerin İslam ile tanışmaları Kürt Sahabe Mihran el- Cezeri (Laban el Kürdi lakabı ile de bilinir.) (4) ve onun oğlu Tabiinden olan Meymun bin Mihriman’a (r.anhüma)5 dayanır. Yani Kürtler bireysel de olsa daha Resulullah Efendimiz hayattayken İslam İle müşerref olmuşlardır. Kitlesel olarak İslamiyet’e girişleri ise Hz.Ömer döneminde iki farklı cephede olmuştur. İran ve Hazar Denizi’nin güneyindeki Kürtler 636 Kadisiye ve 642 Sasani imparatorluğunun sonu olan Nihavend savaşları ile İranlılar üzerinden İslam’a geçmişlerdir. Nitekim Kadisiye Savaşı ile alınan Sasani Başkenti, ‘Medain’ Medlerin merkezi oluşu hasebiyle bu adı almıştır. Aynı şekilde İran’daki Kürtlerin yoğunlukla yaşadığı Hemedan, Kirman, Geylan, Azerbaycan, da Nihavend savaşı ile İslam’a geçmiştir. (Saad b. Ebi Vakkas komutasında.)

Diyarbakır, Cizre, Mardin, yani Mezopotamya’daki Kürtler ise Suriye cephesine (Halid b. Velid Komutasına) bağlı İslam orduları (İyaz b. Ganm) tarafından İslam ile müşerref kılınmışlardır. Kürtler Müslüman olduktan sonra, İslam orduları ile beraber hem Bizans’a hem de Orta Asya’ya hareketlenmişlerdir. Aşağıda İran’ın kuzeyinde ve Azerbaycan’daki Kürt varlığının sebebi de budur.

Burada o dönemdeki Türk ve Kürt Devlet ve Hanedanlarını beraber vermek isabetli olurdu. Fakat hem yer darlığından hem de son dönemde Cumhurbaşkanlığı forsunda 16 Türk Devleti’nin temsiliyeti ile Türk Devletlerinin bu tanınma şansını yakalamalarından dolayı, burada sadece geçmiş Kürt Hanedan ve Devletlerinin bir kısmına yer verilecektir. Devletin adı, merkez ve coğrafyası, yaşadığı tarih, ilk ve son hanedanları verilecektir.( Şunu da vurgulamakta fayda vardır. Türkler Orta Asya’nın bir geleneği olarak, devlette birliği sağlamak için, kardeşlerden birkaçını öldürtme yada saf dışı bırakma pahasına bile olsa göze almışlardır.Özellikle Selçuklu ve Osmanlı’da bu durum net görülür. Kürtlerde ise tam tersine devletler, beylikler hanedanın çocukları, hatta kuzenleri (amcaoğulları) arasında miras arazisi gibi paylaşılmıştır. Böylece hem birlik hem de devletsel büyüme sağlanamamış. Dolayısıyla başka devletlerin hâkimiyetine girmeleri kaçınılmaz olmuştur.)

1- Custaniler(805-919): 114 yıl Deylem’de, emirlik şeklinde hüküm sürmüşler. Merkezleri bir müddet Rey, daha sonra da Ruzbar olmuştur. İlk hanedan Merzuban Custan (Custan’ın oğlu Merzuban)dır. (805) Son hanedan Ali’ye Wehsudan’dır.(913-919). Hasan Sabbah’ın üs edindiği meşhur Alamur Kalesi I.Custan tarafından yapılmıştır.
2- Hezbaniler (906-949): 43 yıl varlık göstermişlerdir. Musul, Urumiye, Agra, Ravendus, Şehrizor ve İmadiye coğrafyalarıdır. Kurucu Hanedan Cefer Muhammed Bilal Hezbani… 949’da Hamdaniler ile aralarında savaş çıkar. Bir kısmı Hamdani hâkimiyetine geçiyor. Gerisi İran’ın Kuzeyi ve Azerbaycan’a göç eder.

3- Saluqiler (914-924):  10 yıl varlık gösterebiliyorlar. Kurucu hanedan Saluq b. Muhammed b. Müsafirdir. Deylemde Custanilerin yerine geçerler. Corğrafya: Deylem, Rey, Ruzbar.

4- Kengeriler (Musfiriler) (930-1200): 270 yıl hüküm sürüyorlar. Coğrafya: Merkez Erdebil’dir. Cürcan, Cebel, Ermeniyye, Azerbaycan, Arran, Nahçıvan, Gürcistan ve Dağıstan’da da yaşamışlardır. Sellar Kengerilerin (Müsafirilerin) asıl kurucusudur. ‘’Oğuz” Türkler için ne ifade ediyorsa Sellar’ da Kürtler için öyledir. Şeddadiler, Rewwadiler, Salugiler, Merzubanler hatta uzaktan da olsa Eyyubiler tüm bu Kürt boyları, Sellar’ın soyundandır. Sellar b. Merzuban; 927 Abbasilerin Şemiran valisi, aynı zamanda Şemiran’nın Emiridir. Sellar’ın oğlu MakanŞêr- dıl 928’de Cürcan valisidir. Müsafirilere ismini veren EwsarMüsafir de Sellar’ın oğludur. Ali b. Müsafir ise 913’te İsfahan, 916’da Rey valisidir. Ahmed b. Müsafir ise 941’de küçük bir Kürt Devleti haline gelen Tarim’in başına geçiyor. Muhammed b. Müsafir ise 941-950 de Erdebil valisidir. İçişlerinde serbesttirler. Ama o günkü Hilafet yapısı itibari ile önce Abbasi Hilafetine bağlıdırlar. Sonra Büveyhilere sonrada Gaznelilere tabi olmuşlar. Sünni Şafiidirler…

5- Tarim Ülkesi (915-1065): 150 yıl yaşamış. Geylan’ın güneyinde, Reşt ile Zendna arasında küçük bir ülkedir. Kürtlerden müteşekkildirler. Önce vilayetten 941’de devlet oluyor. İlk Hanedanı Ahmed b. Müsafir (915-?) 4. sıradaki Emiri Nuh b. Wehsudan döneminde 989-997 arası 8 yıl Tarim, Büveyhiler tarafından ilhak ediliyor. Tarim’in son emiri (1049-1065) Müsafir b. II. Cüstan’dır. 16 yıl yönetimde kalıyor. Selçuklular 1065’te Tarim’i ilhak ediyor.

6- Merzubaniler: (641-971) 30 yıl Azerbaycan ve Ermenistan’da hükümran olmuş bir hanedanlıktır. Müstakil bir devlet ya da beylik değil, Müsafirlerin bir kolu sayılabilir. 971’de Büveyhiler tarafından kendilerine tabi kılındı. Kurucusu Merzuban b. Muhammed’dir.(Müsafir b. Sellar’ın torunu) (941-957) İbrahim b. Merzuban döneminde Büveyhilere tabi oldu. Merzuban b. Muhammedin bir kızı Rüknüd- Dewle Büheyvi ile evlenmiştir.

7- Şeddadiler (951-1200): 249 yıl varlık göstermişleridir. Merkez 971’e kadar Dwin, sonra Gence’dir. Arran (Karabağ), Ermeniyye, Nahçıvan, bazen de Tiflis ve Derbend (Demiryapı) coğrafyasında hüküm sürmüşlerdir. İlk kurucusu Muhammed b.  Şeddad’dır.  (971-979) Son (yirminci) hükümdarı Key Sultan b. Mahmud b. Şawer b. II. Fazlun’dur. (?-1200) Abbasilere sonra Bevyhilere 1054’te de Selçuklulara tabii oldular. 1076 da Selçuklar Gence’yi Şeddadilerden alıp, Hanedan’a Kars yakınlarındaki Ani’yi verdiler. 1200’de Gürcistan krallığı Şeddadilere son verip Ani’yi ilhak etti.” Azerbaycan Atabegleri” olarak da bilinir.

8- Rewwadiler (1029-1117): 88 yıl hüküm sürmüşlerdir. Merkezleri Meraga (Azerbaycan)dır. Bir dönem Gence ve Dwini de topraklarına katmışlardır. Tebriz’i de kısa bir sürede ele geçirmişlerdir. İlk hanedan Whsudan b. Memlan (1025-1059)dır. İkinci Hükümdar olan Memlan Ahmedili b. Wehsudan (1059-1071) döneminde Selçuklular ile İlişki geliştirmişlerdir. Rewwadiler aslında 987′ de Dwin valisi olan Ebul Heyca Muhammedi’ in soyundandırlar. Son hükümdar Ahmedili b. İbrahim b. Wehsudan (1071-1116)dir. Bağdat’ta Bâtıniler tarafından öldürülünce yerine Türk memluku Aksungur geçer. Tamamen Selçuklulara bağlanır. Meraga Atabegleri  olarakta bazı kaynaklara geçmişlerdir. (Aksungurdan sonra)

9- Hasanweyhiler (959-1047): 88 yıl hükümran olmuşlardır. Merkez Dinewer’dir. Coğrafya; Burucird, Axwas, Sermac, Şehrizor, Hemedan, Nihavend… İlk Hanedan Ebul Fewaris Hasanweyh b. Hüseyin Berzikâni (959-980). Büveyhiler bu hanedanın kökünü kurutuyor. İkinci oğlu, iki torunu ve çok sayıda önde gelenleri Büheyvilerce öldürüldü. 1047’ye gelindiğinde ellerinde sadece Sermac kalmıştı. 1047 de İbrahim İnal tarafından Selçuklulara ilhak olundu…

Kaynaklar

1) a) El- Hanbeli; Şehretüzzeheb-Kahire. b) 2013/2014 Kış/Bahar sayıları Erdoğan Kahraman / Kelhaamed Dergisi.
2) Jean Paul Rox- Orta Asya Tarihi ve Uygarlık.

3) Prof. Ali Sevim – Prof. Yaşar Yücel; Türkiye Tarihi C.1. Türk Tarih Kurumu.

4) a) Erdoğan Kahraman : Kelhaamed Dergisi 2013 kış, 2014 bahar sayısı / İbnul Esir – Usudul Gabe.

5) a) İslam Ansiklopedisi 11.cilt (İbn-i Abbas’ın talebeleri böl.) s:97 b) Ebu Leys Semerkandi Tenbihül Gafilin Bostanül Arifin.

(*) Yılmaz Öztuna; Devletler ve Hanedanlar 1 ve 2. cilt Kültür Bakanlığı Yayını.

 

Doğruhaber Gazetesi/Yasin Demir

[ Benzer Yazılar ]
[ Ne Demişler ? ]


Yazılarda Arama Yap !
Instagram'da takip et !
    Kalbe Sığdırılan Kainat
    Kalbe Sığdırılan Kainat
  • Gönüller Fatihi Büyük Üstad'a
  • Bekle Beni
Twitter'da Takip Edin !

  • Google Plus Profilim
    Tavsiye Bağlantılar