1
Nisan
2015
2 Yorum
AileİslamMakaleler
Okunma

Kadınlarla Erkekler Eşit midir?

Kadın Erkek Eşitliği

Kadını tanımlamada her zaman aciz kaldı beşeri dinler ve ideolojiler. Uzunca yıllar insan yerine bile koymadılar. Geçen yüzyıla kadar İngiltere’de ve birçok Avrupa ülkesinde pek çok haktan mahrum bırakılan kadınlara seçimlerde oy kullanma hakkı bile verilmedi. Kadına çocuk doğurup büyüten ve erkeğe hizmet eden bir nesne olmaktan öte bir değer vermediler.

Aynı Batı, yeni söylemlerle ortaya çıkınca bu sefer kadının konumuyla ilgili yeni izahatlar geliştirdi. Kadına farklı bir kalıp biçmeye çalıştı. Kadının erkekle eşit olduğunu ileri sürüp bunu yaygınlaştırmak için çabaladı. “Kadın erkek eşitliği” adı altında başka sorumluluklar yüklendi kadının sırtına. Erkekle eşit olduğu söylenince erkeklerle aynı işlerde çalıştırılmak zorunda bırakıldı. Bundan dolayı kimi Batılı kentlerde gece yarısından sonra genç bir kadınla bir erkeğin özel temizlikçi elbisesi giyinmiş halde şehrin çöplerini topladığını görürsünüz. Kadın ile erkeğin eşit sayılması çalıştıkları işlerin de eşit olmasına yol açtı. Sıcak yuvasında yavrularının içinde olması gereken kadın, çocuklarını bakım yurtlarına bırakıp erkeklerin yapmakta zorlandığı zor ve sıkıntılı işlerde çalışmak zorunda bırakıldı. Erkeklerle eşit kabul edildiğinden kömür ocakları, tamirciler, inşaat işleri, bağ bahçe işlerin ve diğer alanlarda erkeklerle birlikte çalıştırıldı.

Ancak Batıda kadının gerçek kimliği, cinselliğinden istifade edilen bir nesneden öte bir şey ifade etmiyor. Zira yeni bir araba üretildiğinde ya da bir malın reklamı yapıldığında elbisesinden soyulan kadının bedeni kullanılarak dikkatler kadına yönlendirilmekte ve bir araç gibi kullanılıp sömürülmektedir. Zira kadının şahsiyeti değil, insanların bakışlarını cezbeden cinselliği ön plana çıkarılmaktadır. Dolayısıyla Batıda kadının gerçek değeri bundan öte bir anlam ifade etmemektedir.

Batının bu söyleminin ülkemizde ciddi bir yer edindiğine tanık olmaktayız. “Kadın erkek eşitliği” söylemi kullanılırken, aile fertleri arasındaki sıcak ve sıkı bağlar yok edildi. Aile yuvasındaki muhabbet büyük ölçüde dağıldı. Artık kendisini erkekle eşit gören kadın evine bakmaktan, çocuklarını İslami terbiye ile büyütmekten el etek çekmeye başladı. Toplumda erkeklerle aynı yerde durmaya çalıştı. Neticede Batı toplumlarının başına gelenler bizim de başımıza geldi. Huzursuzluklar toplumu kuşatırken, parçalanmalar, ayrı yaşamalar ve boşanmalarda büyük patlama yaşanıyor. Bütün bunların neticesinde ahlaksızlık, yozlaşma ve bozulmalar derinden sarsıyor toplumu. Kadına karşı şiddet ve kadın cinayetleri haberlerin önemli kısmını oluşturuyor. Devletin tedbir çabaları ve polisiye çabalar işe yaramıyor.

Kadına biçilen elbise bedeniyle uyuşmuyor. Uymayan elbise sıkıntılara sebep oluyor. Dar ya da bol geliyor. Batının kadına biçtiği konum fıtratıyla uyuşmadığı için başlı başına sorun teşkil ediyor. Aynı kalıp Müslüman halkın kadınlarına biçilince daha büyük sorunlara sebebiyet veriyor. Bozulmalar, parçalanmalar ve bunların doğurduğu toplumsal sorunlar her geçen gün büyüyerek büyük kaoslara neden oluyor. Dökülmeye başlıyor toplum. Eğitim seviyesi yükselirken azalması beklenen kadın kaynaklı sorunlar aksine daha fazla artıyor. Fıtrata uygun olmayan elbise toplumsal alanda büyük sıkıntılara sebebiyet veriyor

İslam, kadının ruhunu ve cismini esas alarak konumunu tespit etmiş, kadının gücünü fıtratına uygun şekilde tayin etmiştir. “Kadın erkek eşitliği” gibi fıtrata uymayan bir yaklaşımı kabul etmemektedir. Çünkü yaratılışları faklı olduğundan kadınla erkeğin eşit olmadığı bizatihi Allah Teala tarafından bildirilmiştir:“Allah’ın insanlardan bir kısmını diğerlerine üstün kılması sebebiyle ve mallarından harcama yaptıkları için erkekler kadınların yöneticisi ve koruyucusudur…” (Nisa, 34)

Kadın, fıtratına dönmedikçe, kadına biçilen elbise fıtratına uygun olmadıkça bununla ilgili toplumsal sıkıntılar sona ermeyecektir. Müslüman halkın kadınlarının İslam’ın çerçevesini çizdiği alana dönmelerinin dışında alternatifleri yoktur. Bunları söylerken İslam’ın kadını eve kapatıp sosyal hayattan alıkoyduğunu iddia etmiyorum. İslam’a göre elbette toplumsal alanda çalışma hakkına sahiptir. Ancak çalışılan yer ve yaptığı iş kimliğine ve inancına uygun olmalı ve gücünü aşmamalıdır. Eşitlik adı altında kadının erkeklerin üstesinden gelebileceği zor işlere yönlendirilmesi büyük bir zulüm ve aşağılamadır. Bütün bu sıkıntılardan çıkmanın yolu Kur’an ve sünnet çerçevesinde kadının konumunu tespit etmektir. Kadın erkek eşitliği yerine adil davranılması ve herkesin haklarına kavuşması prensibi temel alınmalıdır. Böyle bir yaklaşım kadının kimliğine kavuşması ve onurlu şekilde yaşamasına yol açacaktır.

[ Benzer Yazılar ]
  • Darlıkta Genişlikte İmtihandır


    Bismillahirrahmanirrahim. Hamd; kâinatı Esma-i Hüsna’sına bir ayna, müsebbihlere bir zikirhâne, itaat eden kullarına bir mabed, askerler[...]
  • İslam Kardeşliği Nasıl Olmalı?


    İslâm kardeşliğinden maksat, sırf rahat zamanların dostluk ve yakınlığı değil, din kardeşinin zor gününde gösterilen yakınlık ve[...]
  • Sevgi, Bir Müslüman İçin Ne İfade Etmeli?


    Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-; “Canım kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki sizler îman etmedikçe cennete girem[...]
  • Hangi Tanrı?

    Hangi Tanrı?


    “Göklerde Olup Bitenlere Bir Bakın” “Hangi Tanrı?” Hayaletlere inanır mısınız? Ben cevap vereyim; evet. Aslında her gece bakıyor[...]
[ Ne Demişler ? ]

  • T1
    1 Nisan 2015 / Saat: 23:43

    Saçmalamaktan Başka Birşey Yapmamışsın.Milletin beynini yıkayın anca.Kadın erkek zaten kurana göre eşit değildir.Kuranda kadın aşşağılanır.Ayrıca bu gün araba reklamlarında cinsel isteklerimiz kabartılırken bundan yıllar önce senin Muhammed bir sürü eş alıyodu kendine + 40 yaşında iken 6 yaşında olan ayşe ile evlenmiş yetmemiş üstüne bide evlatlık oğlunun karısına göz dikmiş onu da almış hatta oğlu isyan etmesin diye de kuran’a ayet indirtmiştir.Sen daha uyu bunlarla.Yazdıklarıma inanmıyorsan git google’a yaz.Görürsün herşeyi.Cesaret edebilirsen zaten gerçekleri anlamış olup artık bu sitede bu tür saçmalıklar yazmazsın…

  • admin
    2 Nisan 2015 / Saat: 17:46

    21. Yüzyılda Bile Ateistliği Benimseyen Şahısları Görünce Gerçekten Şaşırıyorum, Üstadın Tabiriyle Bir Makine Bile Ustası Olmadan Oluşmuyorsa Koca Bir Alem Nasıl Ustasız Meydana Gelebilir? Çok Bilmişlikle Yazdığınız Uzunca Yazınıza Cevap Yazıp Tartışma Gereği Duymak İstemedim Fakat Sizin Gibileri Cevap Olmayınca Hiç Birşey Bilmeden İslamı Benimsemişiz Gibi Görüyorlar Bu Nedenle Mecburiyetten Size Yazacağım Bu Cevabı da Zaman İsrafı Olarak Görüyorum. Sorularınıza Gelince:

    Kurandan ve İslamdan Ne Kadar Bê Haber Olduğunu Kendin İtiraf Ediyorsun, Kuranda Hz. Meryem Övülürken Kadın Hakları Onca Yerde Geçerken Kuranda Kadına Hakaret Var Demenizi Kuranın Bilmediğinize Ve Ezberci Söylemlerinize Bağlayıp Geçiyorum. Hakkeza Kuranda Kadın Aşağılanmıyor Aksine Kuranı KAdını En İyi Şekilde Ne Aşırıya Kaçmasını Nede İhmal Edilmesini Yasaklayan Kuralları Belirtiyor Günümüzdeki Tüm İnsanlar Kuranın Bu Uyarılarını Yerine GEtirseydiler Zaten Kadın Sorunu Diye Birşey Olmazdı.

    Biz Gerçekleri Googleden Ezbere Alarak Öğrenecek Kadar Bilinçsiz Değiliz Googleden Daha Önemli Veriler Varken Google Gibi Her Ağızdan Ses Çıkartan Yerde Gerçekleri Aramanız Yanlıştır.
    Hz. Muhammed(S.A.V) Meselesine Gelince Bunu Anlatmadan Önce Sana Siyer Okumayı Tavsiye Ederim Googleden Önce Siyeri Oku. Hz. Aişe ve Peygamberimizin Evlilik Yaşlarını Bilmeden Konuya Dalman Gülünç Duruma DÜşmene Neden Oluyor. Birşey Ortaya Atarken Çelişkili Olmadan Gerçeklerle Konuşun. Neyse Hz. Aişenin Yaşına Girip Konuyu Uzatmadan Bu Yazıyı Okumanızı İsterim http://www.siyerarastirmalari.org/hz-aise-validemizin-evlilik-yasi/
    Ayrıca Peygamberimizin Onca Evliliği Sizin Kadınlara Cinsel Yönden Bakmanız Gibi Değildir Onun Evliliği O Zamanın Şartlarından Dolayı Olması Gereken Şekilde Olmuştur. Eğer Sizin Düşünceleriniz Gibi Evlenseydi Kendinden 25 Yaş Büyük Hz. Hatice İle Evlenmezdi Hz. Aişeyi Görüp Hz. Haticeyi’de Görmemek Ayrı Bir İronidir. Ayrıca Onun Evlendiği Birçok Kadın Dul savaşta Kocasını Kaybetmiş Kişilerdi Burdan Bile İslamiyetin Kadına NE Derece Önem Verdiğini Görmeniz Gerekmelidir…

    Kıssaca İslamdan Önce Kadınlar Diri Diri Gömülürken, Kadınlar Utanç Kaynağı, Uğursuz İken Onları Değerli Kılıp Üstün Kılan İslamiyet Olmuştur. İslamiyetin Kadına Bakış Açısı Gayet Nettir İslamiyet Bazı Sözde Kadın Savunucuları Gibi Kadını Ne Seks İşçisi Görüp Sözde Serbest Bırakmak Nede Kadını Diri Diri Gömmek Gibi Eziklikler İçinde Bırakmak İstemez. Kadınların Hakları Hakkında En İyi Adımlar Atan İslamiyet İken Kendinizle Çelişkili Konuşmalar Yapmanız Çok Basite Kaçıyor. Ayrıca Sizler Kadının Hakkını Değil Kadına Rahatça Ulaşmanın Hakkını İsteyen Kişileri Savunan Düşünceler Peşindesiniz…

    Amacım Tartışma Çıkartmak Değil Ve Bu Sitede Bu Konuları Tartışacak Site Değil Ayrıca Ben Bir İslam Alimi de Değilim Günlük Yaşantısında Allah’ın Buyruklarını Acizane Yerine Getirmeye Çalışan Bir Kulum Bu Nedenle Yazacağınız Yorumlara Artık Cevap Vermeyecem. Bu Konuları Daha Uygun Site Veya İslamda Öncül Kişilerle Tartışabilirsiniz.

  • 
    Yazılarda Arama Yap !
    Instagram'da takip et !
      Kalbe Sığdırılan Kainat
      Kalbe Sığdırılan Kainat
    • Gönüller Fatihi Büyük Üstad'a
    • Bekle Beni
    Twitter'da Takip Edin !
    
  • Google Plus Profilim
    Tavsiye Bağlantılar