16
Mart
2014
Yorum Yok
İslamKurdîMakalelerSitemize Özel
Okunma

Halepçe Katliamı

 

Halepçe Katliamı

Halepçe; ümmetin yetimleri olan Müslüman Kürd halkının Kerbela’sıdır, Hiroşima’sıdır, Halepçe Katliamı’nın 24. Yıldönümünde yaşamını yitirenleri rahmetle anıyor, zalimleri ve suç ortaklarını lanetliyoruz.

——————————————————————————————————————————————————————

16 Mart 1988 günü atılan kimyasal bombalar sonucu Halepçe’de yaklaşık 6 bin 357 kişi öldü, 61 bin 200 kişinin de sakat kalmasına sebep oldu. Katliamın izleri halen silinmiş değil.

Halepçe, Irak-İran savaşının en dramatik sonuçlarından biridir. İran İslam devriminden hemen sonra müstekbir güçler ve yandaşları İslam’ın sesini kesmek, İslam devrimini ortadan kaldırmak için ellerini sıvadılar. Başta ABD ve Avrupalı devletler olmak üzere halkı Müslüman ülkelerin de desteğiyle Alçak! Saddam Hüseyin savaşı başlatır.

Kürtlerin çok uzun yıllardan beri Irak rejimi ile sorunları vardı. Bu savaşta İran ile ittifak kurdular. Irak-İran savaşının sonlarına doğru Saddam, Kürtlerin üzerine yürüdü.

Saddam’ın kuzeni Kimyasal Ali olarak tanınan Ali el-Mecid komutasındaki Irak ordusu en ağır silahlarla Kürt halkına karşı soykırıma başladı. Enfal operasyonları adını taktıkları imha savaşında 100 bin insan can verdi. Yüz binlerce insan topraklarından göç edip Türkiye ve İran’a sığınmak zorunda kaldı.

Bütün dünyanın gözü önünde bir devlet kendi halkını soykırıma tabi tutuyor ve kimse ses çıkarmıyordu.

Halepçe, İran sınırına yakın Bağdat’tan 150 km. uzakta 70 bin nüfusu olan bir kasabadır. Halepçe halkı İslami hassasiyetiyle tanınır. Aynı zamanda Saddama karşı İran’ın yanında yer almıştır. Bu savaşta en büyük zayiatı Halepçe halkı gördü.

Halepçe’ye atılan gazlar başta Almanya olmak üzere İsviçre ve Belçika gibi Avrupa ülkelerinde üretildi ve deniz yoluyla Türkiye’ye, buradan da Irak’a gönderildi. Bu işi Yahudiler üstlendi. Sponsor başta Suudi ve Kuveyt olmak üzere Körfez ülkeleri ile diğer Arap rejimleriydi.

Kimyasal Ali”, Saddam Hüseyin’in emrini yerine getirerek Halepçe’nin üzerine tam üç gün boyunca kimyasal ve biyolojik bombalar yağdırdı. Bombardımana sekiz savaş uçağı katılmıştı.

halapçe5Halepçe’de çektiği fotoğraflarıyla soykırımı tüm dünyaya duyuran Gazeteci Ramazan Öztürk, gördüğü manzarayı şöyle ifade ediyordu: “Bütün sokaklar cesetlerle doluydu. Etrafta dayanılmaz bir koku hakimdi. Körpecik bebelerden bazılarının derileri kavrulmuş, bazılarının vücudu mosmor kesilmişti. Cesetlerin çoğu kadın, çocuk ve yaşlı insanlara aitti. Bazı bebekler annelerinin kucağından fırlamış yerde sere serpe yatıyorlardı. Kimi evinin avlusunda kurulmuş sofra başında; kimi kapının eşiğinde; kimi bebeğini emzirirken; kimi oyun oynarken yakalanmıştı zehirli ölümün pençesine… Şehrin dışındaki boş tarlalarda ise, toplu halde ölmüş yüzlerce insan vardı. Uzaktan bakıldığında, sanki tarlalarda ot yerine insan bedenleri biçilmişti. Bu açık hava mezarlığında, yine kadın ve çocuklar çoğunluktaydı. Hepsi birbirlerine sokulmuş, korkunç ölüme teslim olmuşlardı. Bazıları ise, su birikintilerinin başında ölüvermişlerdi. Bunlar da, kimyasal gazların yaktığı vücutlarını suyla ıslatarak, kurtulmaya çalışanlardı. Toplu cesetlerin arka planında, otlarken yine zehirli gazın etkisiyle telef olmuş ve vücutları şişmiş hayvanların görüntüsü göze çarpıyordu. Kısacası, bomba isabeti almış birkaç binanın dışında her şey yerli yerindeydi, ama bütün canlılar ölmüştü.” Başka Bir Gazeteci ise vahşeti şöyle dile getiriyordu: “Etrafta hardal gazının yakarak öldürdüğü kadın ve çocuk cesetlerinin resimlerini çekerken, kusmamak için kendimi güç tutuyordum. Halepçe’nin bütün sokakları, Irak uçaklarının attığı kimyasal bombaların etkisiyle katledilmiş Kürt kadın ve çocukların cesetleriyle doluydu. Atılan sinir ve siyanit gazlarının etkisiyle iç solunum sistemleri tahrib olan bu zavallı insanlar boğularak ölmüşlerdi. Dış görünümlerinde hiçbir şey olmayan bu insanlar, sokaklarda uyur gibi yatıyorlardı. Koca kasabada, hayvan dahil hiç kimse kalmamıştı. Atılan kimyasal bombalar, düştüğü yerlerden uzak noktalara, rüzgarın etkisiyle gaz bulutu şeklinde evlerin içindeki odalarda saklanmış insanların da boğularak ölmesine neden olmuştu. Keşke ben de ölseydim.

16 Mart 1988 tarihinde Alçak! Saddam Hüseyin zalimi tarafından gerçekleştirilen ve 3 saat süren zehirli gaz bombardımanı sonrası çoğu çocuk ve kadın olan 6 bin 357 kişi hayatını kaybetti, 14 bin 765 kişi ağır derecede yaralandı. Uluslararası Dünya Sağlık Örgütü’nün(WHO) raporuna göre bu kimyasal saldırı, günümüze kadar 43 bin 753 kişinin ölümüne, 61 bin 200 kişinin de sakat kalmasına sebep oldu. Aradan yıllar geçmesine rağmen kimyasal gazların etkisi halen devam ediyor. Halepçe halkı yıllardır anlaşılmayan hastalıklarla boğuşuyor. Halktan sağ kalanların bazılarında kanser, nörolojik bozukluklar, sakat doğumlar ve düşükler görülmektedir. Allah Zalimlerin Azabını Artırsın…

 

Katliamın Fotoğraflarını Aşağıda Görebilirsiniz…..

Katliamın Foto Galerisi

halapçe halapçe2 halapçe3 halapçe4  halapçe6 halapçe7 halapçe8 halapçe9 halapçe11

[ Benzer Yazılar ]
[ Ne Demişler ? ]


Yazılarda Arama Yap !
Instagram'da takip et !
    Kalbe Sığdırılan Kainat
    Kalbe Sığdırılan Kainat
  • Gönüller Fatihi Büyük Üstad'a
  • Bekle Beni
Twitter'da Takip Edin !

  • Google Plus Profilim
    Tavsiye Bağlantılar