22
Şubat
2017
Yorum Yok
AileGenelİslam
Okunma

Çocuk Eğitiminde Ailenin Rolü

Çocuk Eğitimi

Çocuklar, anne ve babanın ilişkilerini taklit özelliğine sahiptirler. Anne babanın şahsiyet ve yaşantıları müspet ise bu, çocuklarının da şahsiyetlerine müspet etki edecektir. Ancak anne baba çocuklarına menfi bir örneklik sergiliyorsa çocuklarının şahsiyetleri de bu çerçevede menfi olarak etkilenecektir.


Bismillahirrahmanirrahim

“…De ki: Hüsrana uğrayanlar kıyamet günü kendilerini ve ailelerini hüsrana sokanlardır. Dikkat edin, işte apaçık hüsran budur.” (Zümer / 15)
“Geride kendisine dua edecek hayırlı bir çocuk bırakan kimsenin amel defteri kapanmaz, kendisine sürekli olarak hayır yazılır.” (Ebû Davud)

İslam’ın aileye bakışı incelendiğinde ailenin ne denli önemli bir mevkie sahip olduğu rahatlıkla anlaşılabilir. Bu huzur ve sükûnet ocağı güzel bir şekilde değerlendirilebilirse iyi bir numune ortaya konulabilir ve toplumun ıslahına katkı sunulabilir. Ancak aile, müspet hareket etme gibi bir hedefe sahip değilse, İslam’a aykırı anlayış ve tutumlar içerisindeyse bu durumda topluma olumsuz katkı sunacak ve kötülüğün organlarından biri haline gelecektir.

Aile; çocukların eğitim ve öğretimlerinde en fazla etkisi bulunan, dini ve ahlaki yapılarının şekillenmesi ve şahsiyetlerinin oluşmasına en büyük katkıyı sunan kurumdur. Anne ve babalar, yavrularının çocukluk yıllarında belirli ilgi ve alakayı göstermez, çocuklarını İslami terbiye ile yetiştirmezlerse, topluma manevi ve ahlaki açıdan problemli unsurlar sunarlar. Sıkıntılı yapılarına yönelik toplumda rahatlıkla hayat zemini bulacak olan çocuklar İslami ahlak ve değerlerden yoksun ve başıboş yaşamaya başlarlar.

Her insanın aileye yönelik önemli sorumlulukları bulunmaktadır. Ailenin İslami ve ahlaki değerler üzerine bina edilmesi, çocukların bu değerler çerçevesinde yetiştirilmesi en önemli hedefleri oluşturmalıdır. Aile bireylerinin, özellikle de anne ve babanın sorumluluklarını hassasiyetle yerine getirmeleri durumunda hem aile İslami ve ahlaki değerler çerçevesinde gelişecek hem de gelecek nesiller sağlıklı şekilde büyüyecektir. Ancak, anne ve babadan biri ya da her ikisi gevşeklikten, gafletten ya da başka sebeplerden dolayı vazifelerini yapmazsa, aile içerisinde sıkıntı ve problemlerin oluşması kaçınılmaz olacaktır.

Aile, çocukların şahsiyetlerinin şekillendiği ve toplumsal hüviyetini kazandığı en önemli ocaktır. Geçmişlerden ulaşan tecrübeler doğrultusunda çocuklarını eğiten, onların dünya görüşlerini şekillendiren ve şahsiyet kazanmalarına yol açan ailelerin toplumun değişimine ciddi katkılar sundukları unutulmamalıdır.

Anne ve babanın hayat şekli, çocuğun hayatının ve toplumsal yönünün rotasını çizer. İslami hassasiyete sahibi anne ve babaların terbiyesinde İslami hedefler doğrultusunda yetişen çocuklar, toplumun gayrı ahlaki dayatmalarından ciddi şekilde etkilenmez. Ailelerinden almış oldukları terbiye ve eğitim ölçüsünde topluma müspet etkileri olur.

Çocuklar, anne ve babanın ilişkilerini taklit özelliğine sahiptirler. Anne babanın şahsiyet ve yaşantıları müspet ise bu, çocuklarının da şahsiyetlerine müspet etki edecektir. Ancak anne baba çocuklarına menfi bir örneklik sergiliyorsa çocuklarının şahsiyetleri de bu çerçevede menfi olarak etkilenecektir.

Ailelerdeki sorunlar, çekişmeler, eşlerin birbirlerine saygı duymamaları, surat asma ve muhabbet eksikliği doğrudan çocukları etkilemekte ve olumsuzluklara yol açmaktadır.
Çocuklar, küçük yaşlarda anne ve babalarına yakın dururlar. Ancak okula başladıklarında ve büyüdüklerinde aradaki fasıla her geçen gün açılmaya başlar. Küçük yaşlarda üzerinde hassasiyetle durulmayan ve ruhları İslami ahlakla donatılmayan çocuklar, büyümeye başladıklarında anne ve babaya muhalefet etmeye başlarlar.

Günümüzde yaşanan önemli sıkıntılardan biri, birçok anne ve babanın çocuklarıyla doğrudan ilişkide bulunmamaları ve sıcak bir muhabbet ortamı oluşturamamalarıdır. Ailelerin çoğu çocuklarının İslami ahlakla yetişmesini arzularken, bu yönde ciddi bir çabaları bulunmamakta ya da zayıf kalmaktadırlar. Çocuklarının istedikleri doğrultuda yetişmediklerini görünce de dizlerine vurup ‘zamanın değiştiğini, çocukların ne anneyi ne de babayı dinlediklerini, büyüklere saygı göstermediklerini…’ dile getirirler.

Eğitimciler, çocuk eğitimini üç ana başlık altında toplarlar. Bunları, katı ve sert tutum içinde bulunan anne ve babalar, gevşek ve çocukların hareketlerine ve gelişimine aldırmayan anne ve babalar, bir de ölçülü hareket eden anne ve babalar şeklinde nitelendirirler.

Katı ve sert tutum ile gevşek ve aldırmazlık içinde olanların çocukları, hatalı yaklaşımlardan dolayı problemli yetişirler. Ölçülü hareket eden anne ve babalar, çocuklarından gerekli muhabbeti esirgemezken, onları yetiştirmek için çabalamakta, kimi zaman sert, kimi zaman esnek davranmakta, bazen taviz vermeyen bir öğretmen gibi hareket ederken, bazen de bir arkadaş gibi oynayabilmektedirler. Çocuklarının hayatlarını programlar, onları başıboş bırakmazlar. Şahsiyetlerine saygı gösterir, rencide etmekten kaçınırlar. Ancak yanlış yaptıklarında bunu hatırlatır, bir daha yapmamalarını tavsiye ederler. Ölçülü yöntemle eğitilen çocuklarda kendine güven hissi oluşmakta ve şahsiyetleri diğerlerinden daha çabuk gelişmektedir.

Anne ve babalar olarak çocuklarımızın eğitimiyle ilgili sorumluluklarımızın farkında olmalı ve üzerlerinde hassasiyetle durmalıyız. Çocuklarımızın hayatlarının hangi dönemlerinde ne tür bir eğitime ihtiyaç duyduklarını bilmeli, gelişmelerini yakından izlemeli, sorunlarını gidermeli ve bir program dâhilinde yetiştirmeye çalışmalıyız. Çocuklarını İslami ahlak çerçevesinde yetiştirmiş anne babaların tecrübelerinden istifade etmeliyiz. Bu çerçevede çocuklarımızla yakından ilgilenmeli ve gelişmeleri üzerinde hassasiyetle durmalıyız.

Ailedeki irtibatların sıcak olması ve muhabbet üzerine bina edilmesi, çocukların İslami ve ahlaki eğitimlerine uygun zemin hazırlayacağı gibi ailenin de bahtiyar olmasına yol açar. Bu münasebetle;

–Aile hayatımızda İslami ve ahlaki açıdan iyi bir numune ortaya koymalıyız ki başkaları İslami hayatımızı örnek alsın ve bundan dersler çıkarsınlar.

–Çocukları Allah Teâlâ’nın bize verdiği emanetler olarak görmeli, bu değerli emanetleri bizden istenen en güzel şekilde yetiştirmeye çalışmalıyız.

–Televizyon, internet ve sokak, çocukların zehirlendiği ve nesillerin bozulduğu alanlar haline gelmiştir. Bütün bunlar çocuklarımızı düzenli şekilde kontrol etmemizi, haramlara düşürecek ve bozulmalarına yol açacak alanlardan uzak tutmamızı zorunlu kılmaktadır.

–Çocuklar, anne ve babanın hayatının yansıdığı ayna gibidir. Çocuklarımızı İslam çerçevesinde yetiştirmenin en etkili yolu, İslam’ı bizzat yaşamamızdır.

–Ailelerdeki çekişmeler, eşler arasındaki soğukluklar ve muhabbet eksiklikleri çocukları olumsuz yönde etkilemektedir. Ailemizde bunlara yer vermemeli, aile mektebinden İslami duyarlılık sahibi Müslüman şahsiyetler yetiştirmeliyiz.

–Çocuklarımızla muhabbet bağlarını geliştirmeliyiz. Bu çerçevede yetişen çocuk, saygı için dahi olsa verilen görevleri İslami ve ahlaki çerçevede yerine getirecek ve İslami değerlere bağlı kalmaya çalışacaktır.

–Çocuklarımıza ne gereğinden fazla baskı yapmalı ne de ilgisiz ve gevşek davranmalıyız. Ölçülü ve mutedil olmalı, kimi zaman sert tutum içinde olurken, gerektiğinde esneklik göstermeliyiz.

–Çocuklarımızın şahsiyetine saygı göstermeli, rencide etmekten kaçınmalı, yanlış yaptıklarında bir daha yapmamaları yönünde tavsiyelerde bulunmalıyız.

Rabbim bizleri, kendisine dua edecek hayırlı bir nesil bırakan kimselerden eylesin.
Allah’a emanet olun.

SPOT: Çocuklar, anne ve babanın ilişkilerini taklit özelliğine sahiptirler. Anne babanın şahsiyet ve yaşantıları müspet ise bu, çocuklarının da şahsiyetlerine müspet etki edecektir. Ancak anne baba çocuklarına menfi bir örneklik sergiliyorsa çocuklarının şahsiyetleri de bu çerçevede menfi olarak etkilenecektir.

Başyazı / Nisanur Dergisi – Şubat 2017 (63. Sayı)

[ Benzer Yazılar ]
  • çocuklar neden

    Çocuklar Neden Yalan Söyler?


    Temel eğitim çağındaki çocukların, cezalandırılma korkusu ya da ödüllendirme arzusu nedeniyle yalan söylediği belirtildi. Çalma davr[...]
  • Ailesi Hristiyan Olan Zahid Efendi


    Sami Efendi aşısı almış bir mühtedi; Zahid Barsamoğlu… Cildi zikirden yumuşamış. 93 yaşında ama yüzünde bir tane kırışıklık [...]
  • Nişan bozulduğunda yapılması gerekenler

    Nişan bozulduğunda yapılması gerekenler ?


    Fıkıh kitaplarında nişanın bozulması sebebiyle tarafların uğradıkları maddî ve manevî zararların tazminin talebi mevzu edilmemiştir[...]
  • müslüman ve internet

    Müslüman ve İnternet – Uyarı!


     “(Allah’ım) Bizi dosdoğru yola ilet…” (Fatiha/6) Bugün sana çok şey yazmak isterdim. Ama düşüncelerimi yazıya dökemiyorum. Bu[...]
[ Ne Demişler ? ]


Yazılarda Arama Yap !
Instagram'da takip et !
    Kalbe Sığdırılan Kainat
    Kalbe Sığdırılan Kainat
  • Gönüller Fatihi Büyük Üstad'a
  • Bekle Beni
Twitter'da Takip Edin !

  • Google Plus Profilim
    Tavsiye Bağlantılar