19
Mart
2014
Yorum Yok
İslamMakalelerŞehadet
Okunma

Cihadsız, Kuvvetsiz ve Şehadetsiz İslam Düşünceleri

CİHADSIZ, KUVVETSİZ VE ŞEHADETSİZ İSLAM DÜŞÜNCELERİ

Şehadet ve cihad konusunu işlemeye çalıştığımız şu günlerde bakıyorum da birileri bunları çok sivri buluyor, İslam adına bugün yapılması gereken şeyin sadece dil ile tebliğ ve ikna yolu olduğunu söylüyor. Günümüz dünyasında, yaşadığımız ülkede ve …

——————————————————————————————————————————————————————

Şehadet ve cihad konusunu işlemeye çalıştığımız şu günlerde bakıyorum da birileri bunları çok sivri buluyor, İslam adına bugün yapılması gereken şeyin sadece dil ile tebliğ ve ikna yolu olduğunu söylüyor. Günümüz dünyasında, yaşadığımız ülkede ve özellikle bu dönemde cihad konusunun gündem yapılmaması gerektiğini, İslam’ın şiddet dini olmadığını, bu yolla insanların İslam’dan uzaklaştırıldığını dile getiriyorlar.

Acaba gerçekten öyle mi? Gelin Batı dünyasının kendi davalarını, kendi hayat tarzlarını yayarken hangi yollara başvurduğunu biraz yakından görmeye çalışalım. Hani, bunu söyleyen kardeşlerimiz Batı karşısında utandıklarından böyle konuşuyorlar ya…

Batı ve özellikle Amerika bugün dünyada insanları sözle, yazıyla ve görsel yollarla ikna etmenin zirve noktasına ulaşmış değil midir? Tabiri caizse Amerika ve Batı bugün dünyayı ayakta uyutmuyor mu?

Hatta bu konuda durmadan insanımızı uyaran bizler değil miyiz? Aman ha dikkat edelim, bunların romanlarına, dizilerine, Holy Wood’una, en masum zannettiğimiz çizgi filmlerine bile dikkat edelim ve zehirlenmeyelim, çocuklarımızı koruyalım demiyor muyuz?

Amerika’nın medya yoluyla bütün bir dünyayı kendi istediği istikamete yönlendirdiğini, dünyanın gündemini belirlediğini söylemiyor muyuz?

Hele şu günlerde başta bizim yaşadığımız ülke olmak üzere, Ukrayna, Bosna, Venezüella ve benzer ülkelerde yaşanan toplumsal olayların ABD ve Batı’nın medya yoluyla kurguladığını söylemiyor muyuz?

Psikolojik savaş denildiğinde bugün akla ilk gelen ülkelerin söz konusu bu emperyalist ülkeler olduğunu söylemiyor muyuz?

Hele reklam sektörünün başlı başına apayrı bir dünya olduğunu bilmiyor muyuz?

Reklam yoluyla bütün bir insanlığın nasıl kandırıldığını, nasıl da tüketime ikna edildiğini, hiç ihtiyaçları olmadığı halde bu yolla nelerin satıldığını söyleyip durmuyor muyuz?

Yani demek istiyoruz ki, insanları sözle, görselle ve bir takım psikolojik yollarla ikna etme konusunda Amerika ve Batı en önde gelmiyor mu?

Peki, buna rağmen başta nükleer olmak üzere her türlü silaha sahip olan da yine onlar değil mi? Aslında onların şöyle düşünmeleri ve demeleri gerekmez mi?

“Efendim, bizim öyle şiddet kullanmamıza hiç gerek yok. Silah kullanmamıza, kuvvete başvurmamıza hiç mi hiç gerek yok. Çünkü bütün bir insanlığı uyutma yöntemlerini biliyoruz, kandırma yollarını biliyoruz, toplumların zihinlerini istediğimiz yöne çevirebiliyoruz. Hangi konuda nasıl düşünmeleri gerektiğini telkin edip öyle düşündürüyoruz. Bu durumda tekrar fiilî kuvvet kullanmamıza, üzerlerine bomba yağdırmamıza ne gerek var, şehirlerini yerle bir etmemize ne gerek var, ordular gönderip ülkelerini işgal etmemize ne gerek var, onlar zaten uzaktan bizim işgalimiz altında?”

Bildiğimiz gibi hiç de öyle yapmıyorlar. Yani bugün insanları uzaktan sözle ve görselle ikna etme konusunda zirveye ulaşmış olmalarına rağmen en büyük, en güçlü silahlar da onların elinde.

Düşman olarak gördükleri kitlelerin, ülkelerin beyinlerini yönlendirdikleri gibi ardından şiddet ve kuvvet kullanmaktan hiçbir zaman geri durmuyorlar. Bu gerçeği kim inkâr edebilir?

Müslümanlara gelince: Cihad ruhuna, cihad şuuruna en çok sahip olunması gerektiği şu zillet, mağlubiyet ve işgal dönemlerinde, bunun gereksizliğini, bunun bize zarar vereceğini dillendirip duruyorlar. Bir anlamda Kur’an’daki cihad ayetlerinden dolayı birilerinin karşısında adeta eziklik duyuyorlar. Ve bundan dolayı Cihad konusunu Müslümanların gündemlerinden uzak tutmaya çalışıyorlar, unutturuyorlar, hiçbir şey yapamazlarsa çarpıtıyorlar. Kur’an’daki cihad ve şehadet ayetlerini yaşadıkları rejimleri ayakta tutma konusunda malzeme olarak kullanıyorlar.

Bugün bu düşünceyi, yani cihadsız, kuvvetsiz ve şehadetsiz bir İslam düşüncesini Müslümanlara dayatanların Batı düşüncesi olduğunu rahatlıkla görüyoruz.

Fakat sadece günümüzde değil, ihanetten midir, cehaletten midir, geçmişte de bu yola gidilmiş, geçmişte de cihadı ve emri bi’l-marufu gündemlerinden uzak tutanlarımız çoğunlukta olmuş, hem böylece günümüzdekiler kendilerine geçmişten de bu şekilde destek bulmuşlardır; “Efendim, geçmişteki büyüklerimiz de böyle düşünmüşler” demişlerdir.

Ne acıdır ki, Allah Teâla Kur’an-ı Kerim’in sadece bir ayetinde abdestten bahsettiği halde, gusülden bahsettiği halde Müslümanlar olarak bunu çoğalttıkça çoğaltmışız. Fıkıh ve ilmihal kitaplarımızın baş taraflarını bu konuya ayırarak sayfalar dolusu, hatta müstakil ciltlere varacak şekilde abdest ve gusül konusunu işlemişiz de işlemişiz.

Bunun yanında Rabbimiz Kitabının tam 586 ayet-i kerimesinde, hem de uzun uzun ayetlerinde cihaddan ve emr-i bi’l-maruftan bahsettiği halde bizler ilmihal kitaplarımıza ne cihad konusunu ne de emr-i bi’l-maruf konusunu almışız.

Hatta bazı sureler baştan sona cihad konusunu işlediği halde bizler çocuklarımıza ve insanımızın geneline dinimizi öğretme yoluyla derlediğimiz formüllere bu konuyu hiç almamışız.

Söyler misiniz, otuz beş farzın içerisinde cihad var mıdır? Elli iki farzın içerisinde cihad var mıdır?

Acaba niçin böyle yaptılar? Günümüzdekilerin bir kısmı Batı medeniyetinin ve emperyalizmin etkisinde kalarak böyle yaptılar. Diğer bir kısmımıza gelince; galiba dünya hayatı çok hoşumuza gitti, dünya hayatıyla fit olduk, tarih boyunca var olan dünyevileşme denilen hastalık yeniden nüksetti.

İnşaallah bizler ısrarla cihad konusunu işlemeye devam edeceğiz, şehadeti canlı tutmak için ne gerekiyorsa yapacağız, duyarlı Müslümanlar olmak için, yani “emri bi’l-maruf, nehyi ani’l-münker” müessesesini yeniden inşa edip ayağa kaldırmak için çırpınacağız.

Mehmet Göktaş / İnzar Dergisi – Mart 2014 (114. Sayı)

[ Benzer Yazılar ]
[ Ne Demişler ? ]


Yazılarda Arama Yap !
Instagram'da takip et !
    Kalbe Sığdırılan Kainat
    Kalbe Sığdırılan Kainat
  • Gönüller Fatihi Büyük Üstad'a
  • Bekle Beni
Twitter'da Takip Edin !

  • Google Plus Profilim
    Tavsiye Bağlantılar