5
Şubat
2014
Yorum Yok
İslamMakaleler
Okunma

Bir Bütün Olarak İslami Hizmete Adanmak

Bir bütün olarak islam
İslami hizmette bulunan Müslüman kardeşlerden bazı kesimler kendilerini bir yönü ile bu hizmete vermektedirler. Kendilerine bir çalışma alanı seçiyor ve o alana yoğunlaşıyorlar. Tabi ki Allah rızası için yapılan her çalışma Allah (cc) katında karşılığını bulacaktır. Ayrıca kendilerini bu yönüyle hizmete veren kardeşlerin güzel taraflarından istifade edilmelidir.
———————————————————————————————

“Kim de ahireti diler ve bir mümin olarak ona yaraşır bir çaba ile çalışırsa, işte bunların çalışmaları makbuldür. “ (İsra: 19)

“Dünya hayatı bir oyun ve eğlenceden başka bir şey değildir. Müttakî olanlar için ahiret yurdu muhakkak ki daha hayırlıdır. Hâlâ akıl erdiremiyor musunuz?”(Enam: 32)

İslami hizmette bulunan Müslüman kardeşlerden bazı kesimler kendilerini bir yönü ile bu hizmete vermektedirler. Kendilerine bir çalışma alanı seçiyor ve o alana yoğunlaşıyorlar. Tabi ki Allah rızası için yapılan her çalışma Allah (cc) katında karşılığını bulacaktır. Ayrıca kendilerini bu yönüyle hizmete veren kardeşlerin güzel taraflarından istifade edilmelidir. Ancak bizim idealimiz, her bir kardeşimizin bir bütün olarak her alanda kendisini İslami hizmete amade kılmasıdır.Anneler, babalar, gençler, yaşlılar… bütün Müslümanların kendi kabiliyetleri, konumu ve imkanları dâhilinde Allah’ın (cc) dinine ve Müslümanlara hizmet etmek için çalışma ve gayret içinde olmaları İslami bir sorumluluktur. Okuyucularımızdan, kardeşlerimizden bir bütün olarak İslam davasına hizmet etmeleri için kendilerini mücehhez kılmalarını istiyoruz.

Bunun en önemli yollarından biri farzlara sıkı bir şekilde bağlı olmakla birlikte nafile ibadetlerle de bunu takviye etmektir. Kudsi bir hadis-i şerifte geçtiğine göre kul, nafile işleye işleye Rabbinin sevgisini kazanır; adeta Allah’ın (cc) gören gözü, işiten kulağı derecesine yükselir. İşlerimiz çok, yükümüz ağırdır. Düşmanlarımız acımasız ve gaddardırlar. Allah’ın (cc) sevdiği bir kul ve O’nun (cc) gören gözü, işiten kulağı olmazsak bu ağır yükün altından kalkamaz; düşmanın hile, desise, oyun ve tezgâhlarına karşı koyamayız. Kardeşler, farzları yerine getirmenin yanı sıra sünneti ihya etmede ve nafileleri yerine getirme konusunda, işin bu yönünü kendisine meslek edinen bir tasavvuf ehli gibi hassas olmalıdırlar.

İslam’ın tebliğ yönünü kendisine esas almış kimi Müslüman kardeşler bu işi günün, haftanın, ayın ve yılın belirli zamanlarına yaymak şeklinde programlarını yaparlar. Allah (cc) sa’y ve gayretlerini fazlalaştırsın, hayırlı işlerine bereket katsın. Bizim kardeşlerimizden isteğimiz, tebliğ konusunda programlı hareket eden bu kardeşler gibi hatta onlardan daha fazla bu işe sarılmalarıdır. Kardeşlerin kendi zaruri iş ve ihtiyaçlarının dışındaki zamanlarının çoğunu çevresindekilere, dost ve akrabalarına, ulaşabildiği herkese İslam’ı anlatmaya, öğretmeye yani tebliğe ayırmalarını istiyoruz. Bir kişinin hidayetine vesile olmanın dünya ve içindekilerden daha hayırlı olduğu anlayış ve inancıyla bu işi yapmalıyız. Kendimizden sonra hayırlı bir çığır açmak için bu işi yapmalıyız. Hidayetlerine vesile olacağımız şahısların sevaplarına ortak olmak için bu işi yapmalıyız. Resulullah (sav) ve O’nun varisi olan âlim ve davetçilerin yaptıkları gibi insanları hakka çağırarak ebedi saadetlerine vesile olmak için yapmalıyız.

Yine kardeşlerin; bütün her şeyini cihat üzerine bina etmiş mücahitler gibi bu alanda hazır olmasını, her şeyiyle kendilerini bu alan için müsaitleştirmesini istiyoruz.

İslami hizmeti gerçekleştirmek için şartlar her zaman müsait olmayabilir. Şartlar müsait olduğunda da bu fırsatı en azami bir şekilde değerlendirmek gerekir. Ortam ve şartların müsait olduğu dönem ve yerlerde gereği yerine getirilmez de önemli fırsatlar kaçırılırsa, sonradan yapılacak ah vahların bir faydası olmaz.

Arzulanan ölçüde imkânlara sahip olmamamıza ve bazı sıkıntı ve engellemelere rağmen biz, bugünkü şartların nispeten İslami hizmet için müsait olduğuna inanıyoruz. Bugün bizlerden beklenenleri ve istenenleri bir bütün olarak yapmazsak, sonradan ne dünyada ne de ahirette yapılacak temenni ve arzular fayda vermeyecektir. Müslümanlar olarak fırsatları ganimet bilerek yapmamız gerekenleri yapmalı ve bu konuda başkalarını da teşvik etmeliyiz.

Anne ve babalar olarak yapacaklarımızla Rabbimizi razı etme, topluma önder ve yönlendirici olmanın yanı sıra çocuklarımıza da örnek olmuş oluruz. Gençler de yapacakları hizmetlerle yaşıtları olan akraba ve arkadaşlarına örnek olmuş olurlar.

Hiçbir zaman Allah’tan gafil olmamak, her ortam ve şartlarda O’nu (cc) zikretmek, gece gündüz demeden çalışmak, zorluklara göğüs germek; sonunda Allah’ın rızasını, müminlerin takdirini ve başarı getirir. Hayırlı çığırların açılmasına ve insanların hidayetine vesile olur. Şeytan ve dostlarının, emperyalist kâfirlerin oyun ve tezgâhının bozulmasına vesile olur. Her bir kardeşimizin ve sevdiklerimizin böyle güzelliklere, yapılan güzellik ve hayırlardan gelecek sevaba ortak olmasını, hatta kendilerinden sonra geleceklerin yapacakları hayır ve güzelliklerine ortak olmasını istiyoruz. İslam ve Müslümanlara hizmet işini aksatır veya –Allah (cc) muhafaza etsin– terk edersek, şunu çok iyi bilelim ki bu dava hiç bir zaman yerde kalmayacak, mutlaka Allah (cc), sevdiği kullarına bu işi yaptıracaktır.

Sonuç olarak; bunca sıkıntı, engelleme, baskı ve imkânsızlıklara rağmen Müslüman kardeşlerimizin, Allah (cc) taraftarı olan camiaların yaptıklarını hiçbir zaman küçümsemiyoruz. Ama daha fazlasını, daha güzelini, daha faydalısını istiyoruz. Yapacaklarımız, yapmamız gerekenler çoktur. Müslüman halkımızın üzerimizdeki hakkı çoktur. Onlara hizmet etmekle, onları hak yola çağırmakla ve onları bu hizmete katmakla haklarını eda etmemiz gerekir. 

Rabbim bizi; nafile ibadetlerle Allah’a (cc) yaklaşanlardan, bir kişinin hidayetine vesile olmanın dünya ve içindekilerden daha hayırlı olduğu inancıyla gayret gösterenlerden ve Allah (cc) yolunda cihadın her türlüsüne hazır olanlardan eylesin.

Allah’a (cc) emanet olun.

[ Benzer Yazılar ]
  • Tefekkür: Kalbin Vazifesi


    İslâm nazarında îman; kalp ile tasdik, dil ile ikrar sûretinde gerçekleşir. Yani îmânın asıl tecellî mekânı akıl değil, hissiyat [...]
  • selam olsun şehitlere

    Selam Olsun Şehitlere


    Kış mevsiminin kendini tüm soğukluğuyla hissettirdiği Şubat ayında, şehit alfabesinden cümle seçmenin telaşındayım. Vurmak istiyoru[...]
  • dünden bugüne islam davası

    Gûh Bidin Mêra, Muhemmed Biltacî yê Misrê


    “We keça min kuşt.. We kurê min girt, bindest kir.. We çavdêrî ya jina min kir.. We polîklînîka min şewitand.. Gelo hun dibêjin [...]
  • hiçlik dersi

    Nasreddin Hoca’dan “Hiç” Olma Dersi


    Hoca’ya sorarlar: -“Kimsin?” Hoca da ”hiç” cevabını verir. “Hiç kimseyim” diyerek cevabı tekrarlar. Adamın kendisini önemsem[...]
[ Ne Demişler ? ]


Yazılarda Arama Yap !
Instagram'da takip et !
    Kalbe Sığdırılan Kainat
    Kalbe Sığdırılan Kainat
  • Gönüller Fatihi Büyük Üstad'a
  • Bekle Beni
Twitter'da Takip Edin !

  • Google Plus Profilim
    Tavsiye Bağlantılar