1
Mart
2017
Yorum Yok
GenelİslamMakaleler
Okunma

Arakan’da Neler Oluyor

Arakan'da Neler Oluyor

Selamun aleykum.

İslâm aleminin kanayan yaralarından olan bir beldeden bahsedeceğimiz bu yazımızda, yapılan zulümlere Batı ve sözde insan hakları savunucularının nasıl göz yumduğunu da gözler önüne sereceğiz. Söz konusu Müslümanlar olunca sus pus olan Batı, sözde özgürlükçüler ve olayları kınamaktan başka işe yaramayan devletler akan kandan pek memnun olmalılar ki hiçbir şekilde ne sözlü ne de fiili müdahalede bulunmuyorlar.

Biz Müslümanlar da dünyanın herhangi bir yerinde zulüm gören kardeşlerimiz için elimizden bir şey gelmese dahi bir dua etmeyi bile çok gördüğümüz için, zulüm hem bizim hem kardeşlerimizin üzerine baran gibi dökülüyor. Rabbimizden, zalime zulmünü arttırması için daha fazla mühlet vermemesini ve biz Müslümanlara kardeşlik şuurunu bahşetmesini dileyerek yazımıza başlıyoruz.

Kısaca Arakan..

8.yy’da bölgeye gelen Arap tüccarlar tarafından İslâm’la tanışan Arakan 13.yy’da tamamen İslâmîleşti. 1430 yılında Arakan İslam Devleti kuruldu, bu devlet 1784’e kadar ayakta kalabildi. Burma Krallığı tarafından yıkılan Arakan Devleti 19.yy’da İngiliz sömürgesine girdi. 1948’de yönetimi Burma Sultanlığına bırakan İngiltere 1962’de hükümete yapılan askeri darbe ile el altından ülkeyi sömürmeye devam ediyor. General Ne Win, yaptığı darbenin ardından partisi ‘Burma Sosyalist Partisi’nin programını yeniden düzenleyip vizyon ve misyonunu tamamen Müslümanları yok etme politikası üzerine tasarladı. 1962-84 arasında yalnızca resmi rakamlarla 20.000 Müslüman katledildi. 1978’de 200.000 Arakan’lı ülkeyi terk etmek zorunda kaldı. 90’lı yıllardan sonra baskı ve zulümden kaçan 200.000’in üzerinde Müslüman Bangladeş’e göç etti. 2012-14 arasında ise 140.000 kişi ülke içinde yer değiştirdi.

 

Arakan nerede?

Bangladeş-Burma sınırının 50.000 kilometre karelik bir alanında bulunan Arakan, Myanmar’ın 7 eyaletinden biri. Batı’da Bengal körfezine sınırı var. Bilindiği kadarıyla milattan önce 3. Yüzyıla dayanan bir geçmişe sahip olan bu eyalet çoğu krallığa ev sahipliği yapmıştır. Asıl nüfusu 4 milyondan fazladır. Fakat uğradıkları zulüm ve sürgünlerden dolayı bu nüfusun yalnızca 1,5 milyonu bölgede tutunmayı başarabilmiştir. Geçtiğimiz birkaç yıl içinde de bu nüfus 1 milyona indi. Geri kalan nüfus ise başka ülkelerde mülteci durumundadırlar.

Sık sık Müslümanlara yapılan zulümlerle gündeme gelen Arakan’da durum zannettiğimizden daha kötü. Yeni sandığımız bu zulümler aslında 250 yıldır sürüyor. Tarihinin en büyük soykırımını 29 Mart 1942’de yaşayan Arakan’ın Minbya şehrine bağlı Çanbilli Köyünde kısa bir süre içinde 150.000 Müslüman, Budist rahipler tarafından katledildi, nüfusun büyük çoğunluğu ise yurtlarından sürüldü.

Zaman zaman baskınlar yapılsa da Müslüman köylerinde normal yaşam sürdürülmeye çalışılıyordu.

Peki bu zulümler ne zaman nüksetti?

Tüm dünyada olduğu gibi Myanmar’da da ölümlere/katliamlara bir kılıf bulunmuş ve bu bahanelerle zulümlere izin bulunmuştur.

Geçtiğimiz yıllarda 3 Budist rahip, Burma’lı bir kadına tecavüz edip öldürdü ve cesedini bölgedeki bir Müslüman köyünün yakınlarına bırakıp kaçtı. Kadının cesedini bulunmasının ardından Budist Burma hükümeti yetkilileri olaydan Müslümanları sorumlu tuttu ve 3 masum Müslüman tutuklandı. Bunlardan biri dövülerek katledilirken diğer iki Müslüman da idama mahkûm edildi. Böylece soykırım ve katliam bahanesi bulunmuş oldu.

Takip eden günlerde radikal Budist gruplar, Rohingya Müslümanlarına karşı anti-propaganda başlattı ve onların Bangladeş’ten gelen mülteciler olduğunu iddia ederek sınır dışı edilmelerini istedi. Budist hükümet yetkilileri de bu gösterilere katılıp destek verince soykırıma yeşil ışık yakılmış oldu. Bu gösterilerin ve kışkırtmaların başında Aşin Virathu isimli rahip ve 969 lakaplı Budist örgüt bulunuyor. Bu rahip Müslümanları, Myanmar’ın en büyük düşmanı olarak nitelendiriyor. Ve sosyal medya üzerinden Budistleri Müslümanlara karşı örgütlüyor.

Soykırım başlıyor..

3 Haziran 2012’de Arakan’ın Thandwe kentinde bulunan Thetsa mescidindeki bir dini törenden dönen 8 hacı ve beraberlerinde bulunan 3 kişi, Budist çeteler tarafından katledildi. 300 kişilik Budist grubu, törenden dönen Müslümanları taşıyan otobüsü durdurup hacıları döverek şehid etti. Fakat ne olay sırasında ne sonrasında polis veya güvenlik güçleri olaya müdahale etmedi. Olayla ilgili bir tek tutuklama veya soruşturma dahi yapılmazken, aynı günlerde iç güvenliği tehdit ettikleri gerekçesiyle Müslümanların yaşadığı bölgelere baskınlar yapılmaya başlandı.

Budist çeteler köyleri yakıp yağmalarken güvenlik güçleri de onların güvenliğini sağlamakla görevlendirildi. Olaylar soykırıma doğru giderken deniz yoluyla Bangladeş’e ilticalar başlamıştı. Karşı taraftan uzanacak bir yardım eli beklemişlerdi fakat kıyıya yanaşan botlar, Bangladeş güvenlik görevlileri tarafından tekrar geri çevrilince günlerce aç ve soğukla denizde kalan Arakan’lıların bir çoğu açlıktan ve hastalıktan vatanlarından çıkarılmanın hüznü ile yaşamlarını yitirdi. Yaşa dışı yollarla Bangladeş’e giren mültecilere yardım edenlere hapis cezası verildi ve Arakan’lı Müslümanlar sınır dışı edildi. Bu tarihlerden itibaren Müslümanlar her geçen gün farklı zulümlere maruz kalmış, kaçabilenler komşu ülkelerdeki derme çatma kamplarda yaşamına devam etmeye çalışmış, kaçamayanların ise evleri yakılıp yağmalanmış, erkeklere işkence edilmiş, çocuklar ve kadınlar yanan evlerin içine diri diri atılıp yakılmıştı.

Tüm dünyanın gözü önünde yapılan bu katliama karşı hiçbir devlet elle tutulur bir adım atmıyor. Myanmar askerleri ve Budist çeteler önceden belirlenen bölgelere helikopter destekli baskın yapıp medreseleri ve evleri tahrip ederken, kaçan Müslümanlar güvenlik güçleri tarafından vurularak öldürülüyor.

1982’de kabul edilen yasa ile ‘devletsiz’ sayılan Arakan’lı Müslümanlar, ülke içinde vatandaşlık hakkına sahip değiller. Tutuklanan hiçbir Rohingya Müslümanından haber alınması mümkün değildir. Bir köyden diğer köye izinsiz gidilmesi durumunda 7 yıl hapis cezası veriliyor. İzini istendiğinde ise izin verilmiyor. 9’dan sonra sokağa çıkmak yasak. Hiç hiçbir Arakan’lı Müslüman devletin imkanlarından yararlanamaz, hastalandığı zaman devlete ait hastanelere gidemez, devlet dairelerinde çalışamaz ve bir kimliğe sahip olamaz. BM tarafından ‘Dünyada en çok zulüm gören topluluk’ olarak adlandırılan Arakan’lı Müslümanlar dört bir taraftan zulümle kuşatılmış halde varlıklarını sürdürmeye çalışıyor.

Geçtiğimiz Ekim ayında sınır karakollarına düzenlenen saldırılar ile daha da şiddetlenen olaylardan kaçıp kamplara sığınan Müslümanların anlattıkları yaşanan zulmü fazlasıyla gözler önüne seriyor.

Paungzerr köyünden kaçıp Bangladeş’e yerleşen bir Arakan’lının anlattıkları tüyleri ürpertecek cinsten.  “Köyümüze gelen çeteler önce erkekleri, kendilerinin geleceği hakkında konuşma yapılacağı bahanesi ile köyün meydanında oyaladılar. Arkalarından gelen Budist Rahip ve polisler kadınlara tecavüz ettiler. Daha sonra işkence ile öldürülen kadınlar köyün meydanında atıldı, erkeklerin ise çoğu tutuklandı.”

“İki çocuğum ve eşim boğazları kesilerek öldürüldü, buna şahit olan kardeşim aklını yitirdi. 3 çocuğumdan haber alamıyorum.”

Mülteci Krizi..

İnsan Hakları ‘İzleme’ örgütünün (HRW) ‘Yapabileceğiniz tek şey dua etmek’ isimli raporunda ülke dışındaki mülteci sayısı şu şekilde açıklandı.

500.000 – Bangladeş

200.000 – Pakistan

600.000 – Suudi Arabistan

100.000 – Malezya

55.000 – Körfez Ülkeleri

10.000 – Hindistan

Müslüman olduğu için Malezya’ya göç etmeye çalışan Arakan’lılar, insan tacirleri tarafından önce Tayland’daki kamplara yerleştiriliyor. Ardından ailelerinden fidye isteyen tacirler ödenen fidyenin ardından Malezya’ya götürülüyor. Bazen fidye ödenmesine rağmen mülteciler alıkonuluyor, kadınlar fuhşa zorlanırken erkekler infaz ediliyor.

Geçen yıl bunun gibi 28 kampa baskın yapan Tayland güvenlik güçleri bine yakın göçmen cesedi bulmuştu. Yalnızca Tayland’da değil, Bangladeş’in birçok kampında çocuklar kaçırılıyor, erkek çocuklar organ mafyalarına verilirken kız çocukları da fuhuş için kullanılıyor. Gelen mültecileri ülkesinde istemeyen Bangladeş ise tüm olanlar karşısında sessiz.

Neden Arakan?

Ortadoğu coğrafyasındaki zulüm ve işgallerden malum olduğu üzere zalim batı, zengin yeraltı kaynağına sahip bu ülkeyi sömürmek için darbe yoluyla yönetimi elinde tutuyor. Bölgedeki Budistleri Müslümanlarla karşı karşıya getiren hükümet böylelikle ülkenin doğal kaynakları ile gelişmesine engel oluyor. Çin, doğal gazı ülkeye çektiği tahliye sistemi ile sömürürken, İngiliz sömürgeciler ise yüzyıllardır ülkenin üzerinden kara bulutlarını çekmiyor. Asıl korkunç olan ise WikiLeaks’in yayınladığı bir raporda geçenler. Amerika’nın diplomatik yazışmalarını sızdırıldığı raporda ‘ABD, Kuzey Kore ile beraber Myanmar ormanlarında bir nükleer tesis kuruyor. Bunun için de ülke içinde karışıklık çıkarılmasına yardımcı oluyor.’

Son Durum:

Hükümet destekli baskınlar ve katliamlar eyalet çapında sürüyor. Binlerce Müslüman evsiz ve ibadethanesiz yaşamlarına devam etmeye çalışıyor. Hükümet basın mensuplarının ülkeye girişine engel olduğu için sağlıklı haber almak çok zor. Batı ve insan hakları örgütleri her zamanki gibi izlemeye ve endişelenmeye devam ediyor, Fakat Türkiye dışında hiçbir ülke ciddi anlamda yardıma koşmuyor. Son derece sağlıksız ortamlarda yaşayan Arakan’lı Müslümanlar dünyadan kendilerine uzanacak bir yardım eli bekliyor.

Arakan ve diğer mazlum halklara uzatamadığımız elimizi her daim göğe açmalı ve kardeşlerimiz için Rabbimizden yardım talep etmeliyiz. Aksi takdirde zulüm gören Müslüman kardeşlerimiz ahiret gününde bizden davacıdırlar.

Rabbimizden bir an önce kardeşlerimiz için bir çıkar yol diliyoruz.

Allah’a emanet olun.

 

Kaynaklar:

IOM 2015 Gözlem Raporu

AlJazeera, Arakan, Uzaktaki Zulüm

Echo Of Jihad Magazine

AA Arakan Raporı

www.gerçektaraf.com/ArakandaİngilizOyunu

 

Meva YONT | Söz ve Kalem Dergisi

[ Benzer Yazılar ]
  • Müslümanlar Neden Bilimde Geri Kaldılar?

    Müslümanlar Neden Bilimde Geri Kaldılar?


    Bilim Nedir? Bu soruya yüzyıllardır cevap aranıyor ve her cevap bilime bir şeyler ekliyor buda bilimin birikerek ilerlemesini sağlıyor. Da[...]
  • DÜNYEVILEŞMEKTEN KURTULUP AHIRETE YÖNELMEK

    Dünyevileşmekten Kurtulup Ahirete Yönelmek


    “Bu dünya hayatı bir eğlence ve oyundan başka bir şey değildir. Muhakkak ahiret yurdu gerçek yaşanılacak yerdi ama bilselerdi!” Zama[...]
  • Dil mi yoksa Tarih mi

    Dil mi yoksa Tarih mi?


    Kudreti ve yüceliği ile her şeye kadir olan RABBİ Zülcelal’in adıyla… Bana bu yazıyı yazdırmaya vesile olan hocama teşekkür ederim[...]
  • Dostumuz Kuran Olsun

    Dostumuz Kuran Olsun


    Allahu Teâla’nın bize yüklediği ağır bir sorumluluktur Kur’an-ı Kerim. Haşr suresinin son ayetlerinde ferman olunduğu gibi ağırlı[...]
[ Ne Demişler ? ]


Yazılarda Arama Yap !
Instagram'da takip et !
    Kalbe Sığdırılan Kainat
    Kalbe Sığdırılan Kainat
  • Gönüller Fatihi Büyük Üstad'a
  • Bekle Beni
Twitter'da Takip Edin !

  • Google Plus Profilim
    Tavsiye Bağlantılar